MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.03.2012 tarih ve 2010/568-2012/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin verdiği mallar karşılığında, davalı ...A.Ş. ... Şubesi'nde çek hesabı müşterisi ... isimli şahıs tarafından keşide edilen 30.09.2006 keşide tarihli 7.000 TL, 15.10.2006 keşide tarihli 7.000 TL, 30.10.2006 keşide tarihli 7.000 TL, 15.11.2006 keşide tarihli 6.000 TL olmak üzere ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait toplam 27.000 TL meblağlı çeki ... isimli şahıstan aldığını, müvekkilinin söz konusu çekleri kabul etmeden önce davalı banka yetkilileri ile görüşerek hesap sahibinin son derece iyi ve güvenilir bir müşteri olduğu öğrendiğini, davacının bir güven kurumu olan bankaya güvenerek toplam 27.000 TL’lik meblağlı 4 adet çeki kabul ettiğini, müvekkili tarafından bankaya ibraz edilen çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin yaptığı araştırmada da çekleri veren kişinin sahte kimlik kullandığını öğrendiğini ve bu şahıs hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin sahte ve karşılıksız çeklerden dolayı büyük maddi ve manevi zarar gördüğünü, işlerinin bozulduğunu, Çek Yasası gereğince bankanın ödemekle yükümlü olduğu her çek için 370 TL olan tutardan 4 çek için toplam 1.480 TL'nın bankadan tahsil edildiğini ileri sürerek, bakiye 25.520 TL zararın çeklerin keşide tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili hakkında açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin çek karnesi verirken tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının çek keşidecisi hakkında icra takibi başlatmadan, itiraz olup olmadığını irdelemeden soyut iddialar ileri sürdüğünü savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı ...isimli şahsın sahte nüfus cüzdanı kullanmak suretiyle çek karnelerini davalıdan aldığı ve dört adet çeki düzenleyerek davacıya verdiği ancak davalı banka tarafından dava dışı ...'a verilen çeklerin ödenmediği, dosyaya celp edilen çek dosyasından dava dışı ...'ın ikametgah ilmuhaberi olarak ... ......Mahallesi'ne ait ikamet belgesini ibraz etmesine rağmen, ... ... Şubesi'nden çek karnesi aldığı, bu haliyle bankanın gerekli özeni göstermediği, davacının da alacaklarına karşılık para yerine ödeme aracı olarak, kendisine çek verilmesi teklif edildiğinde ticari ilişkide bulunduğu kişinin ekonomik durumu, iş tecrübesi, itibarı ve ödeme kabiliyeti gibi yönlerini araştırmaksızın kabul ettiği, bu konuda ticari geleneklere uygun olarak gereken özeni göstermediği, bu itibarla kusurlu davrandığı, müterafik kusur derecesinin %30 olarak değerlendirildiği gerekçesiyle 17.864,00 TL'nin dava tarihi olan 19.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 955,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy