Taraflar arasında görülen davada kemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2011/211-2012/43 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.03.2014 günü hazır bulunan davacı vekili i müdahil vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı donatan tarafından verilen sipariş çerçevesinde davalının donatanı olduğu gemiye yakıt tedariki gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen yakıt tedarikleri ve yapılan masraflardan kaynaklanan 936.560 USD fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, söz konusu alacağın gemi alacaklısı ve kanuni rehin hakkı verdiğini ileri sürerek, 936.560 USD alacağın dava tarihinden itibaren bankaların USD'ye uyguladığı en yüksek ticari faiz oranı dikkate alınarak hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte fiili ödeme günündekikarşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gemi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23/05/2011 havale tarihli ıslah dilekçesinde; alacağın aylık % 2,5 faiz oranı dikkate alınarak hesaplanacak işlemiş faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki döviz efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket temsilcilerkarşı haksız seferden men nedeniyle tazminat davası açıldığını, geminin limandan çıkışını sağla yüksek masrafları engellemek üzere ikrah altında davacı ile içeriği doğru olmayan bir protokol yapıldığını ve tarihsiz çek verilmek zorunda kalınarak davadan vazgeçildiğini, 24/05/2012 tarihinde verdikleri davayı kabul beyanlarının ikrah altında verdiklerini belirterek, kabul beyanlarının iptali ile davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket temsilcisinin dava konusu 956.560,00 ı alacağı kabul ile işbu alacağa dava tarihinden itibaren aylık % 2,5 faiz tahakkuku ile asıl alacak ve fer'ilerini kabulü ile asıl alacak ve ferilerini karşılayacak biçimde gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı talebini aynen kabul ettiği, ancak daha sonraki duruşmalarda verdiği müteaddit dilekçelerde müvekkilinin kabul beyanının
./...
-2-
zaruret halinde verildiğini, davacı vekilinin sunduğu vekaletnamenin geçersizliği ile ilgili itiraz ve savunmalarda bulunmuş ise de, zaruret halini ispatlayıcı bilgi ve belge sunmadığı, gemi alacağı olarak nitelendirilen alacakların TTK'nın 1235. maddesinde 10 bent halinde gösterildiği, . maddesine göre tanınan yetkiye dayanılarak gemi kaptanı tarafından bağlama limanı dışında yolculuğun selametle bitirilmesi amacıyla levazım alımı yapılması halinde TTK'nın 948/1-1 maddesi uyarınca donatanın sorumlu olacağı, akaryakıt satışı sebebiyle doğduğu belirtilen alacağın gemi alacağı niteliğini taşıyabilmesi için zaruret halinde ve ihtiyaç ile sınırlı olarak ve geminin bağlama limanı dışında bulundu sırada kaptan tarafından talep edilen levazımla ilgisi bulunmasının gerektiği, kabul beyanı feragat beyanında olduğu gibi davayı sonlandıran müesseselerden olup, bu beyanın kabul tarihinden itibaren karşı tarafın muvafakati olmaksızın kesin hükmün neticelerini doğuracağı, bu sebeple, davalı alacak ile ilgili kabul beyanı mahkemeyi bağlar ise de, kanuni rehin hakkının davalı donatanın serbestçe üzerinde tasarruf edebileceği bir hak olmayıp, kabulü ile hukuki sonuç doğmayacağı, dosyada mevcut davacının dayanağı 15 adet akaryakıt ile ilgili talepnamelerde geminin bağlama limanı İstanbul dahil yurt içi ve yurt dışı dahil geminin akaryakıt ihtiyacı için talepte bulunan geminin donatanı davalı şirket olup, kaptanın zaruret ile ilgili bir talebinin olmadığı, irsaliyelerde kaptan mührü var ise de, gemiye her türlü malzeme ve levazım girişinde kaptan mührünün olağan şekilde kullanılageldiği, davacı vekili cari hesap alacağı olduğunu beyanla bununla ilgili davalı şirketin imza ve kaşesine ait belge ve ticari defterlerinden suret ibraz etmiş olması karşısında, tarafların cari hesap içinde akaryakıt alarak zaman zaman ödemede bulunarak akdi ilişkilerini sürdürdükleri gerekçesiyle, alacak davasının kabulü ile 936.560 USD'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla dava tarihinden itibaren aylık % 2,5 işleyecek faizi ile birlikte kabul beyanı nazara alınarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kanuni rehin hakkı talebi davalının uhdesinde, onun tasarrufunda olan bir hak olmayıp, ancak şartları varsa kanunla doğacağından kabul beyanı mahkemeyi bağlamayacağından davacının kanuni rehin hakkı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy