Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 12/06/2012 tarih ve 2012/56-2012/169 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/02/2014 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı uzaktan bankacılık hizmetini kullanarak müvekkilinin hesabına bankanın bir kısım müşterilerine ait hesaplardan hileli yollar ile küçük meblağlar halinde paralar çekerek aktardığını, bu paralardan 150.000 Euro'luk kısmını davalı adına ubesine havale ettiğini, davalının bunun 30.000 Euro'luk kısmını çektiğini, bakiyenin bloke edildiğini ileri sürerek, 150.000 Euro’nun 21.06.2002 havale tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, isimli şahsın müvekkiline olan satımlardan doğan borcu nedeniyle havaleyi yaptığını, bu şahsın sahte işlemler yaptığına dair de delil olmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının, bozma ilamında belirtilen nitelemelere uygun olarak davalının diğer üçüncü kişilerle işbirliği içinde olduğu, paranın kaynağını bildiği veya bilmesi gerektiği konusunda somut bir delil sunamadığı, dilekçenin sonuç bölümünde belirtilen "delillerimiz" başlıklı bölümde yazılı delillerin esasen bozma ilamından önce dosyada yer aldığı önceki delillerin tekrarı niteliğinde bulunduğu, davalının hesabına aktarılan parada bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy