MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.07.2012 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1986 yılında asfalt üretimi yapmak için kurulduğunu, davalı şirketin ise 2007 yılında müvekkili ile aynı konularda faaliyet göstermek amacıyla kurulduğunu, davalının ticaret unvanında "..." ve "..." sözcüklerini tanıtıcı unsur olarak kullandığını, davalının müvekkilinin ticaret unvanını taklit ederek iş hayatında menfaat sağlamak amacı güttüğünü ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, davalının "..." ve "..." sözcüklerinin ticaret unvanından silinmesini, unvanın kullanıldığı yazılı dökümanlara el konularak imha edilmesini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacının unvanları arasında gerek şekil ve gerekse yazılış gerekse renk ve söyleşi olarak hiç bir benzerlik olmadığını, müvekkilinin Ltd. Şti. davacının ise anonim şirket olduğunu, müvekkilinin haksız bir menfaat elde etmesinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticari unvanını 1986 yılından beri kullandığı, davalının ise 2007 yılından beri kullanmakta olduğu, her iki şirkette ''...'' ve '' ...'' ibaresinin ortak olduğu, diğer ibarelerin ayırt edicilik unsurunu taşımadığı, her iki şirketin aynı iş kolunda faaliyette bulundukları, unvandaki benzerliğin iltibasa yol açacak derecede olduğu, davacının uzun yıllar kullandığı ticari unvanındaki ibarelerin davalı yanca kullanılmasının unvan tecavüzünü oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Her iki tarafın ticaret unvanında “...” ve” ...” ibareleri bulunmakta ise de, “...” ibaresi davalının da iştigal konusunu teşkil etmesi nedeniyle davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkini mülga 6762 sayılı TTK'nın 45 ve 48. maddesine aykırı olduğundan sadece davalının ticaret unvanındaki “İstanbul” ibaresinin terkinine karar verilmesi gerekirken, “...” ve “...” sözcüklerinin her ikisinin de terkinine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, tescilli ticaret unvanının haksız rekabet teşkil etmediğinden henüz terkin edilmeyen tescilli ticaret unvanı kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve basılı ve tanıtma evraklarının müsaderesine karar verilmesi doğru görülmemiş , kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.