MAHKEMESİ : ... 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2006/162-2011/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Türker" ibaresi ve logosunun, 26/03/2000 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle 2000/126549 sayı ile marka olarak müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkiline ait mezkur markayı, çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlattığını ve müvekkilinin izni olmaksızın kullandığını, bu hususun giderilmesi açısından davalıya iadeli taahhütlü mektup gönderilmesine rağmen, davalının "Türker" ibaresi ve logosunu kendi reklamlarında kullanmaya devam ettiğini, ayrıca müvekkili ile davalı arasında ... ... ..., ... ve ... Sözleşmesi'ni akdettiklerini ve davalının sözleşme ile taahhüt ettiği edimlerinin büyük bir kısmını yerine getirmediğini, davalının pazarladığı bilgisayar programlarının hatalı çalışması neticesinde, müvekkilinin sürekli olarak maddi zararlara uğradığını ileri sürerek davalının müvekkilinin markasına tecavüzünün men'ini, 1.000 TL maddi ve 25.000 TL. manevi tazminatın, haksız kullanım tarihi olan 01/12/2002 tarihinden itibaren işleyecek ... ... Bankası tarafından kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davalının sözleşmeyle taahhüt ettiği edimlerini yerine getirmemesi neticesi uğranılan zararlar sebebiyle de, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik, 1.000 TL. maddi ve 25.000 TL. manevi tazminatın, ... ... Bankası tarafından kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme feshedilmemiş olduğundan, müvekkili tarafından "Türker" isminin referans olarak kullanılmasında sözleşmeye aykırılık durumunun söz konusu olamayacağını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu ve sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında da 1.033.40 TL alacağın, 12/02/2001 ihtar tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve karşı dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar edimin gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle kısmen kusuru mevcut ise de, bu kusurların programı hazırlayacak her yazılım firması açısından söz konusu olabileceği, uygulama sırasında tespit edilen duruma göre hataların giderilebilir nitelikte olduğu, asıl davada ileri sürülen sözleşme ile taahhüt edilen edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle uğranılacak zarar bulunmadığı gerekçesiyle bu hususlardaki taleplerin reddine, sözleşmede Türker ibareli marka ve logonun yazılım sebebiyle karşı yanca kullanılacağı belirtilmiş ise de, davacı ... firmasının karşı yana ihtar göndererek marka ve logosunu kullanma konusundaki fiilinden vazgeçmesini talep ettiği halde fiili kullanımın devam ettiği, bu halde de reklam ve ilanlarda, davacı marka ve logosunun kullanılmasının markaya tecavüz fiilini gerçekleştirdiği gerekçesiyle bu talepler yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı-karşı davacı ... Yazılım firmasının davacı-karşı davalının markasına tecavüzünün tespiti ile refine, BK 43 gereğince takdiren 1.000 TL maddi tazminat ile yine takdiren 5.000 TL manevi tazminatın davalı - karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin ilanına, karşı dava yönünden de, sözleşme gereği ödenmesi gereken 1.033,40 TL'nin davacı-karşı davalı tarafından tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 375,95 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy