Taraflar arasında görülen davada verilen 22.05.2012 tarih ve 2009/315-2012/165 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının donatanı olduğu gemilere kumanya satarak teslim ettiğini, irsaliyeli faturalarda gemi kaşesi ile kaptan imzasının açıkça görüldüğünü, yapılan satış ve teslime ilişkin her ne kadar kısmi ödeme yapılmış ise de bakiye 122.784,73 ABD Doları bedelin ödenmediğini, kumanya alacağının rehin hakkı verdiğini ileri sürerek, 122.784,73 USD'nin davalıdan tahsiline, bu istemin kabul edilmemesi halinde her gemiden alacakları kadar kanuni rehin hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalı sıfatı taşımadığını, davanın asıl muhatabın firması olduğunu, kumanyanın deniz alacağı niteliğinde bulunmadığını savunarak, davanın usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı davalı gemilerin donatanı olduğu, kumanya borcunun bu gemilerin işletenlerine ait bulunduğu, gemilerin bağlı bulunduğu sicil limanlarına göre yabancı liman ise de kaptanın zorunluluktan kaynaklanan sebeplerden kumanya aldığının düşünülemeyeceği, TTK'nın 1235. maddesi hükmünce kaptanın zorunluluktan kaynaklanan, yolculuğun selametle bitirilmesi amacına yönelik ve yalnızca o seferle sınırlı olması gerektiği, "kanuni rehin hakkı"nın artık günümüzde işlevini yitirdiği, alacağın kanuni rehin hakkı vermediği, işletenlerin yaptıkları davacıya olan kumanya borçlarının donatan lgilendirmediği, borç işletenlere ait olmakla kanuni rehin hakkı vermediği, davalı donatana husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nın 1235. maddesi hükmü anlamında kumanyanın zorunluluktan alındığının kanıtlanamaması göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy