Taraflar arasında görülen davadaMahkemesi’nce verilen 12/04/2012 tarih ve 2011/218-2012/180 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.03.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin eşi ve babası olan 13.02.2011 tarihinde davalıya zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı ticari minibüste yolculuk yaparken meydana gelen trafik kazası sonucu ölmesi nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada her bir davacı için 5.000,00 TL'den olmak üzere toplam 15.000,00 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile dava değeri 185.000,00 TL artırılarak toplam 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacıların tazminat talep etme haklarının olup olmadığının ve miktarının tayini için aktüer bilirkişiye inceleme yaptırılması gerektiğini ve tazminat alınmış ise bunların araştırılıp tespit ve mahsubu gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 13.02.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacıların muris ve desteği vefat ettiği, aracın davalı ... şirketine olay tarihini de kapsar şekilde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kazanın tek taraflı olup desteğin araçta yolcu olarak bulunduğu dikkate alındığında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, olay tarihi itibariyle poliçe limitinin 200.000,00 TL olup, davacı ...’ın 204.116,41 TL, ’ın 40.276,49 TL ve ’ın 86.810,92 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği, ancak davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 200.000,00TL ile sınırlı olduğu, davadan önce herhangi bir temerrüt gerçekleşmediğinden dava dilekçesi ile istenen kısım için dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile istenen kısım yönünden de ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile her bir davacı için dava dilekçesinde istenen 5.000,00 TL'nin dava tarihi olan 29.03.2011 tarihinden; davacılar için 118.257,28 TL, için 47.421,45 TL, için 19.321,27 TL'nin ise ıslah tarihi olan 21.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. .../...
-2-
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile her ne kadar tarafların tazminat hesabında Tablosunun uygulanması yönünde kabulleri mevcut ise de, davacıların uğradıkları destek kaybı zararı olarak hüküm altına alınan miktar, anılan tablo esas alınmadan yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan zarar miktarı olmayıp, bunun çok altında kalan davalının poliçe limit miktarı olması karşısında söz konusu tablo uyarınca hesaplama yapılmamış olmasının sonuca etkili bulunmadığı, davacılara ölüm sigortasından bağlanan aylıkların rücuya tabi olmayan peşin değerli gelire dönüştürülemeyecek aylıklar olduğunun dosyada mevcut Başkanlığının 05.08.2011 havale tarihli yazısından açıkça anlaşıldığı, mahkemece ıslah ile artırılan miktarlar için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiş ise de açılan kısmi dava ile davalı ... şirketi poliçesi uyarınca ödemekle yükümlü olduğu tüm tazminat miktarı yönünden dava tarihinden itibaren temerrüde düşmekle ıslah edilen miktar yönünden de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirse de davacılar tarafından bu yönden yapılmış bir temyiz bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz nedenlerine göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 10.691,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy