MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.06.2012 tarih ve 2010/480-2012/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında işyeri sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin madeni yağ satışı yaptığını, 16/06/2010 tarihinde işyerinin demir kapı kilit kısmı kırılarak hırsızlık meydana geldiğini ve bunun sonunda 35.000–40.000 TL tutarında malın çalındığını, mahkemece yapılan delil tespiti sonucunda 32.762,50 TL maddi zararın olduğunun belirlendiğini, buna karşın davalının sigorta tazminatı ödemediğini ileri sürerek, 8.000 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle talebini 42.396,53 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen poliçede hırsızlık teminatının demir parmaklık şartına bağlandığını ancak işyeri giriş kapısında demir parmaklık bulunmadığının anlaşıldığını ayrıca olay günü meydana gelen hırsızlık neticesinde davacı tarafça iddia olunan miktar nispetinde malın çalınmasının mümkün olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerinde, olay tarihinde hırsızlık gerçekleştiği, olaydan kısa bir süre sonra yaptırılan tespit dosyasında davacının dükkanından 16 ve 17 litrelik 335 adet teneke yağın çalındığının tespit edildiği, dosya içindeki delillerden dava konusu işyerinin demir parmaklıklarla çevrili olduğu, işyerinin kapısının demir olduğu, taraflar arasında düzenlenen poliçede sadece hırsızlık klozunun demir parmaklık olduğunun belirtildiği ancak demir parmaklığın iş yerinin tam olarak neresinden itibaren olması gerektiğinin açık olarak belirtilmediği, davalı şirketin basiretli bir işadamı gibi hareket etmesi ve poliçeyi düzenlemeden önce sigortalanacak işyerinin tespit edilmesi, yerinde gerekli araştırmanın yapılması ve koşulların uyması halinde poliçenin düzenlenmesi ve teminat altına alınmasının gerektiği, bu haliyle demir parmaklığın niteliği ve işyerinin tam olarak hangi kısmına demir parmaklık takılması gerektiğinin belirlenmediği, dosyada mevcut işyeri görüntüleri ve tanık beyanlarından, işyerinin ön cephesinin demir parmaklıklarla çevrili olduğu ve işyeri kapısının da demir olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 42.396,53 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.444,95 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy