MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.03.2012 tarih ve 2011/823-2012/290 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı/alacaklı tarafından kambiyo senedine bağlı alacağı olduğu iddiası ile ihtiyati haciz istemi için 31.10.2011 tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 2011/161 D.İş sayılı dosyasından müvekkili aleyhineihtiyati haciz kararı verildiğini, kararla ... .İcra Müdürlüğünün 2011/2479 esas numaralı dosya ile 31/10/2011 tarihinde müvekkilinin işyerlerinde haciz yapıldığını, müvekkilinin mal ve eşyaları mufaza altına alınarak yediemine teslim edildiğini, ihtiyati hacze konu çeklerin süresinde bankaya ibraz edilmediğinden muaccel olmadığını, sadece bir tanesinin ibraz edildiğini, 6 aylık zamanaşımı süresinin dahi geçtiğini, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu da bulunmadığını, müvekkilinin yediemine teslim edilen mallar yerine yenilerini almak zorunda kaldığını, maddi zarara uğradığını, ileri sürerek itirazlarının kabülü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına, mallara konulan hacizlerin geri bırakılarak kaldırılmasına, alacaklı aleyhine %15 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve 4.800 TL maddi zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 06.03.2012 tarihli duruşmada ibraz ettiği ek beyan dilekçesi ile işbu dava açıldıktan sonra ... İcra Dairesi'nde ihtiyati haczin re'sen kaldırıldığını, bu nedenle iş bu davalarının konusuz kaldığını, bu sebeple hüküm verilmesine yer olmadığı kararı ile, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.
Davalı vekili, duruşmada davanın konusuz kaldığını, ek beyan dilekçesini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tensip aşamasında davacının tazminat ile ilgili talebi farklı yargılama usulune tabi olduğu için tefrik edildiği, eldeki yargılamaya sadece ihtiyati haciz kararına itiraz davası olarak devam edildiği, davacının zamanışımı itirazı İİK'nun 265. maddesinde sayılı itirazlardan olmadığı, ayrı bir davada ( menfi tespiti v.s ) ileri sürülebilecek yargılamayı gerektiren bir husus olduğu, her üç çekin de vade tarihleri ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle geçtiği, zamanaşımına uğrayan bu
çeklerle ilgili alacak adi alacak halini aldığı, söz konusu çeklerin artık borcun varlığına dair karine teşkil eden belge niteliğinde olduğu, üzerlerindeki ödeme zamanı da geçmiş olduğundan bunlarla ilgili olarak ihtiyati haciz verilmesinde bir sakınca olmadığı, itiraza konu haciz kararının İcra Müdürlüğünce kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı, ancak itirazın yukarıda bahsedilen sebeplerle yerinde olmadığı gerekçesiyle, itiraza konu ihtiyati haciz uygulamasının düştüğü, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından 1200 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.