MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.07.2011 tarih ve 2010/379-2011/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin müteveffa ...'dan dolayı 1995 yılından beri almakta oldukları dul ve yetim aylıkları üzerine davalı banka tarafından 2008 yılının 8. ayında bloke konulduğunu, sonrasın da icra takibi nedeniyle müvekkillerine ait emekli maaşları üzerine haciz konularak 01.03.2010 tarihine kadar kesintinin sürdürüldüğünü, müvekkillerince yapılan haczedilemezlik şikayeti üzerine İcra Mahkemesince müvekkillerinin almakta oldukları dul ve yetim aylıkları üzerine konulan haczin kaldırılmasına karar verildiğini, ancak davalı tarafından icra dosyasında birikmiş tüm kesintilerin tahsil edildiğini, 24.05.2010 tarihinde davalı bankaya gönderilen ihtarnameye rağmen blokenin kaldırılmadığı ileri sürerek, bugüne kadar bloke ve haciz konularak ödenmeyen 24.000.00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ve tahsili ile blokenin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza koydukları ticari kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacıların da aralarında bulunduğu borçlular aleyhine icra takibinin başlatıldığını, yapılan emekli maaşı kesintisinin yasal olduğunu, iadesinin ve istirdadının kanunen mümkün olmadığını, davanın kabul edilecek olması halinde 24.000.00 TL takas itirazında bulunduklarını, davacı borçluların kredi çekilirken kredinin geri ödenmesi ve borcun tahsil edilmesi amacıyla müvekkili banka ile Rehin Sözleşmesi imzaladıklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar davalılar Genel Ticari Kredi Sözleşmesi ekinde bulunan Ek Rehin Sözleşmesi ve Taahhütname ile emekli maaşlarından kesinti yapılmasına muvafakat etmişlerse de, muvafakat tarihinde henüz kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadığından muvafakatin geçerli olmadığı, 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 121 ve İİK'nın 83/a maddeleri hükmü uyarınca davacıların dul ve yetim aylıklarından borçlarına aktarılan tutarların iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile... İcra Müdürlüğü'nün 2008/6071 Esas sayılı dosyası ile tahsil olunan toplam ....148.60 TL'nin davalıdan tahsili ile ....673,61 TL'sinin davacı ...'a, ....400,66 TL'sinin davacı ...'a ve ....074,33 TL'sinin davacı ...'a dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 90,00 TL başvuru harcı ile 693,20 TL temyiz ialm harcının davalıdan alınmasına, 08.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy