Taraflar arasında görülen davada verilen 27/10/2011 tarih ve sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/03/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... ve davalılardan ... ile dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın ile genel kredi sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmeye istinaden şirkete 5 adet cari hesap açılarak nakit kredi kullandırıldığını ayrıca teminat mektubu kredisine istinaden de 500,000,00 TL bedelli teminat mektupları verildiğini ve yine çek taahhüd kredisi açılarak çek koçanı verildiğini ve aynı zamanda davalılardan da malikleri olduğu taşınmazların üzerine ipotek tesis edildiğini dava dışı şirket tarafından müvekkili bankalarına olan taahhütlerinin yerine getirilmemesi üzerine ilgili şirkete 308.138,05 TL cari hesap kredisinden 500,000,00 TL teminat mektuplarının paraya çevrilmesinde ve 11.000,00 TL'de çek kredisinden kaynaklanan borçlarını ödemesi amacıyla ihtarname gönderildiğini ancak ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle dava dışı şirket hakkında ipoteğin paraya çevirilmesi yoluyla takip yapıldığını, diğer davalılar hakkında da ipotek resmi senedinin ikinci maddesindeki kefaletleri dolayısıyla sorumlulukları nispetinde 2010/3983 esas sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığını ancak davalıların sorumluluklarının sadece ipotek veren 3. şahıs sıfatıyla olduğu ipotek akit tablosundaki kefalet hükmünün geçerli olmaması nedeniyle şahsi sorumluluklarının bulunmadığından bahisle şikayette bulunmaları üzerine 2010/490 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalı kefil borçlular hakkında giriştikleri takibin iptal edildiğini ileri sürerek, davalı ...'dan 160,000,00 TL, ...'dan 330,000,00 TL, ...'dan ise 400,000,00 TL alacaklarının 25.05.2010 tarihinden itibaren yıllık %99 faizi ve %5 gider vergisi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
../...
-2-
Davalılar vekili, teminat ipoteği veren davalıların dava dışı borçlunun genel kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olmadıklarını, ipotek verenlere bu kredi sözleşmesine imza atmaları hususunda davacı bankaca baskı yapıldığını ancak sözleşmenin imzalanmadığını yalnızca ipotek akit tablosunun imzalandığını, banka tarafından akit tablosu yoluyla müvekkillerinin kefalet altına sokulmasının hakkın kötüye kullanımı olup müzayaka hallerinden istifade edilmesi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kefalet aktinin varlığı için Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin yazılı olarak yapılamış ve sözleşmede kefilin sorumlu olacağı miktarın gösterilmesinin yeterli olduğu, kefaletin mutlaka kredi sözleşmesinde veya eki mahiyetindeki bir belgede yapılmasının şart olmadığı, resmi belge niteliğindeki ipotek akit tablosunda da düzenlenmesinin mümkün olduğu, davalı vekillerinin borçtan şahsen kefil olmadıkları yönündeki ve sözleşmenin müzayaka altında imzalandığı şeklindeki beyanlarına itibar edilmediği, dava dışı şirketin davacı banka ile yaptığı 25/01/2008 tarihli 1500,000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden cari hesap, teminat mektubu ve çek kredisi kullandığı bunun neticesinde nakti kredilerden dolayı 317,268,66 TL teminat mektubu kredisinden dolayı da 508.662,50 TL olmak üzere toplam 825,931,16 TL borçlu olduğu, davalıların da kefalet limitlerine göre bu borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı ...'dan 160,000,00 TL, davalı ...'dan 330,000,00 TL diğer davalı ...'dan ise 400,000,00 TL'nin 25/05/2010 tarihinden itibaren %99 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 47,579,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 07/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.