MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.07.2012 tarih ve 2012/45-2012/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı şirketin müvekkili şirketin unvanının tescilinden 9 ay sonra unvanını tescil ettirdiğini, ancak davalı unvanında yer alan “...” ile müvekkili şirketin unvanında yer alan “...” ibarelerinin tüketici nezdinde iltibasa neden olacağını ileri sürerek, davalının vaki tecavüzünün önlenmesini, davalı şirket unvanının Ticaret Kanunu'na uygun biçimde düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının iştigal alanı ile ilgili faaliyet yapmadığını, unvanlarında birbirine benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, “...” ile “...” kelimeleri arasında iltibas olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.