VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada verilen 11.06.2012 tarih ve 2011/79-2012/136 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.03.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili davalı vekili sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'in diğer davacı şirketin büyük hissedarı ve genel müdürü olduğunu, müvekkilinin bir otel binasını 1.150.000 USD'ye satın alma konusunda anlaştığını, bu bedeli ödemek ve masrafları karşılamak için müvekkilinin yaklaşık 300.000 USD krediye ihtiyaç duyduğunu, bu miktarda kredi almak amacı ile davalı bankaya başvuran müvekkiline ilgili banka şube müdürünün 1.110.000 USD'nin tamamı için kredi verilmesinin daha iyi olacağını söylediğini, müvekkilin aynı banka şubesindeki hesabında bulunan 810.000 USD üzerine bloke konularak ve ayrıca ipotek alınarak müvekkiline 1.110.000 USD tutarında kredi kullandırıldığını, davalı bankanın müvekkilini yanlış yönlendirerek zarara uğramasına yol açtığını, bu kredi işlemi nedeniyle bankanın aşırı derecede ve haksız biçimde kazanç elde ettiğini, bunun dışında müvekkilinin kredi taksitleri için hesabınaa yatırdığı paraları gününde kredi hesabına aktarmayarak bu yolla da kazanç sağlandığını, 2008 yılı Temmuz ayında hesabına yeterli miktarda para yatıran müvekkilinin sözlü olarak kredi hesabının kapatılmasını istediğini, ancak davalı bankanın yazılı talimat bulunmadığından bahisle hesabı kapatmadığını, kredinin teminatı için konulan ipoteğin 03.11.2008 tarihinde fekkedilmesine karşın kredi borcunun ancak 02.02.2009 tarihinde kapatıldığını, müvekkilinin bu nedenle de zarar gördüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 USD'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.02.2008 tarihinde bir otel binasını satın almak üzere müvekkili bankadan kredi talebinde bulunduğunu, müvekkili banka tarafından kredi talebinin uygun görülerek mevduat rehni ve ipotek karşılığında davacıya kredi kullandırıldığını, davacının ilk altı aylık taksidi ödedikten sonra erken kapama istediğini, kredi borcunun 02.02.2009 tarihinde kapatıldığını, davacıların iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin davalı bankadan 1.110.000 USD tutarında kredi talebinde bulunduğu, davacı gerçek kişinin davalı banka nezdindeki hesaplarına rehin konulmak sureti ile kredinin 05.02.2008 tarihinde kullandırıldığı, davacıların aslında 300.000 USD için kredi almak istedikleri yönündeki iddialarının kanıtlanamadığı, kısmen ipotek kısmen de mevduat rehni teminatı karşılığında kredi kullanan davacıların, gayrimenkulün ekspertiz ücreti, sigorta primi ve ipotek harçlarına sözleşme gereği katlanmak durumunda oldukları, her ne kadar kredinin kapatılması için davalı bankaya para yatırıldığı ve sözlü olarak talimat verildiği ileri sürülmüş ise de 2008 yılı ayı itibariyle kredi borçlusu şirketin hesabında krediyi kapatmaya yetecek paranın bulunmadığı, kefil olan diğer davacının hesabına yatırılan paranın, yazılı talimat olmaksızın sözlü talimat ile bu hesaptan çekilip davacı şirketin kredi borcunun kapatılması için şirket hesabına yatırılmasının bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı olduğu, davacının ipoteğin fekkedildiği 03.11.2008 tarihinde de krediyi kapatma talebinde bulunmadığı, şayet böyle bir talepte bulunmuş olsaydı mevcut 810.000 USD tutarındaki mevduat rehininin 1.027.000 USD'ye yükseltilmek kaydı ile ipoteğin fekkinin sağlanamayacağı, hem teminatın yükseltilmesi hem de kredinin kapatılması durumunun birbiriyle çeliştiği, kredinin 02.02.2009 tarihinde resmen kapatıldığı, kredi sözleşmesinin 10. maddesinde kur farkı ve diğer mali yükümlülüklerinin davacı şirkete ait olacağının kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy