MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.07.2009 tarih ve 2006/540-2009/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket vekili, müvekkilinin ...'da inşaat, nakliye, hafriyat ve hazır beton işi ile iştigal ettiğini, davalı firmanın ...'da ... Jandarma Karakol inşaat işini ihale ile aldığını, bu işin yapımı sırasında müvekkilinden değişik tarihlerde hazır beton, nakliye, hafriyat ve iş makinası kiralanması gibi işler satın aldığını, davalının müvekkilden satın aldığı toplam 17.697,64 TL tutarındaki borcunu bugüne kadar ödemediğini, her 3 faturanın da açık fatura olduğunu, davalı şirket yetkilisi ...'a teslim edildiğini ileri sürerek davalıdan 17.697,64 TL alacağın fatura tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı ile dava dilekçesinde belirtildiği şeklide bir ticari ilişkilerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı şirket tarafından davacıdan satın alınan hazır beton, nakliye, hafriyat ve iş makinası kiralanması gibi işler karşılığında 8 adet fatura karşılığı 5.916,82 TL ve davalı şirketin temsil ve ilzama yetkili ortağı ...'a teslim edilen fatura toplamı olan 10.643,00 TL olmak üzere toplam 16.560,42 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.916,82 TL'nin 04/08/2006 tarihinden, 10.643,60 TL'nin ise 20/10/2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair iddia ve belge olmadığına göre, davalının temerrüt tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmeyip kararın bu nedenle bozulması gerekmekte ise de; anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasında 1. bentte yer alan "04.08.2006, 20.10.2006" ibaresinin çıkartılarak yerine "14.12.2006" tarihinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy