Taraflar arasında görülen davada verilen 17/07/2012 tarih ve 2010/123-2012/339 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.03.2014 günü hazır bulunan davacı vekili ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 22.09.2003 tarihli sözleşme uyarınca davalının müvekkilinin acentesi olarak olarak faaliyet gösterdiğini, 14.05.2009 tarihi itibariyle anılan sözleşmenin feshedildiğini, 284.492,58 TL alacağının bulunduğunu, tahsili için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet düşmeyeceğini, istemin zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin davacının acentesi sıfatıyla faaliyet göstermekteyken sözleşmenin haksız olarak tek taraflı olarak feshedildiğini, davacı şirkete hiç bir borçlarının bulunmadığını, talep edilen alacağın dava dışı mühendislik sigortası poliçe bedeli prim borcu olduğunu, bu poliçelerin İstanbul'da sigortalı adına düzenlendiğini, alacaklı sigorta şirketinin keşidecisi olan toplam 307.000,00 TL bedelli dört adet çeki teslim aldığını, bu çeklerle ilgili kısmen tahsilat yaptığını ve kalan kısmı için icra takibi başlattığını, anılan borçtan acente olarak hizmet veren davalının sorumlu olmadığını, takibin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, acentelik sözleşmesinin 8. maddesine göre acentenin sigorta şirketine karşı sorumluluğu, tahsil ettiği prim alacaklarına ilişkin olduğu, dava konusu poliçe primlerinin tahsilatının acente tarafından yapılmadığı, bu sebeple davacının davalıdan isteyebileceği bir alacağının bulunmadığı, 21.11.2008 tarihli protokolün B.K'nın 173-181 maddeleri arasında düzenlenen borcun nakli hükmünde bir sözleşmenin unsurlarını taşımadığı, acentelik sözleşmesinin 8. maddesi gereğince dava konusu alacaktan dolayı davalının sorumluluğunun bulunmadığı, davacının takibinde kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy