MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.05.2012 tarih ve 2011/364-2012/260 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.03.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ün Türkiye ve ...'da bir çok şirket kurduğunu, özellikle ...'da kurduğu şirketler vasıtasıyla talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantileriyle bu ülkede çalışan kişilerden para toplandığını, müvekkilinden de aynı şekilde para tahsil edildiğini, karşılığında yatırım yaptığı miktar ile sözleşmenin kararlaştırılan sürede feshini bildirir "... ... ... Ortaklık Sözleşmesi" başlıklı belge verdiğini, talep edilmesine rağmen parasının iade edilmediğini, davalı gerçek kişinin SPK mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini, ayrıca ... dışında şirketler vasıtasıyla paral toplaması ve bu parayı davalı şirkete aktarması nedeniyle hakkında dolandırıcılık suçundan ceza davası açıldığını, ... ... ile ... ...'nin iflas ederek ...'daki ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin bu şirketlere başvurma şansının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından ... dışında kurulan şirketleri içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davalıların fiillerinin ..., SPK, BK ve Bankalar Kanunu hükümlerine aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 100.000 DM karşılığı 104.012,11 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumetin ... ... ....'ye yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilleri ile davacı arasında bir ilişkinin bulunmadığını, davacının ... dışındaki şirkete ortak olup olmadığının belli olmadığını, ortak olması halinde ise davacının kâr ve zarar ortaklığına bilerek katıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının parasını yatırdığı dava dışı ... ...A.G. şirketinin davalı şirketin hissedarı bulunması ve her iki şirketin tek yetkilisinin davalı ... olması karşısında dava dışı yirket ile davalılar arasında organik bağın bulunduğu, bu kapsamda dava dışı ...... A.G.'nin ayrı bir tüzel kişiliği bulunsa dahi tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile davacının, para yatırdığını ispatladığı ve sicilden terkin edildiği anlaşılan söz konusu şirketten olan alacağından davalı şirketin sorumlu olduğu, davalı gerçek kişinin sorumluluğunun ise ...'nun 336. maddesinden kaynaklandığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 100.000 DM karşılığı 104.012,11 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.538,85 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 08.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.