MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2009 gün ve 2008/373-2009/279 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.06.2012 gün ve 2011/9329-2012/11385 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “... ” olarak tanındığını ve marka olarak kullandığı logosuyla zihinlerde yer ettiğini, bu nedenle uzun yıllar boyunca kullanarak davalının logosuna nazaran ayırt edici vasıf kazandırdığı markasını 41. sınıfta tescil ettirmek üzere TPE’ye başvuruda bulunduğunu, ancak başvurunun diğer davalının markası nedeniyle 556 sayılı KHK’nin 7/1-b maddesi gereğince kısmen reddedildiğini, müvekkilinin dava konusu markayı kullanması ve tescilini istemesinin dürüstlük kurallarına tamamen uygun olduğunu, müvekkili tarafından tescil isteminden önce başvuru konusu markanın kullanılarak ona ayırt edici vasıf kazandırıldığını, bu nedenlerle davalı Kurum tarafından anılan KHK’nin 7/1-b maddesi gereğince verilen ret kararının isabetli olmadığını ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun 2008-M-5487 sayılı ret kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı Dernek, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece davalı TPE yönünden açılan davanın esastan reddine, diğer davalı yönünden davanın 7/1-b maddesine göre açılmış olup, bu durumda diğer davalıya husumet düşmeyeceğinden diğer davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/9329 E,2012/11385 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 18.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy