MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....09.2011 tarih ve 2008/171-2011/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili ile düzenlenen genel kredi sözleşmesinin borçlusu olduğunu ancak borcun bir kısmını ödememesi nedeniyle hesabın kat edilerek davalıya ihbar edildiğini ileri sürerek, 7.000 TL’nin kredi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile toplam talebini 39,786,30 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kredi borcunu ödemediği ve borç toplamının bilirkişi tarafından hesaplandığı gerekçesiyle, 39.786,30 TL’nin davalıdan tahsiline, alacağın 7.000 TL’na dava, gerikalan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, dava ve ıslah konusu alacağın ödenmesi için davacı tarafça davalıya ihtarname gönderildiğine göre davalının temerrüt tarihi belirlenerek, mahkemece davaya konu alacağın anaparayı oluşturan bölümüne temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekirken, alacağın tamamına dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.