MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.09.2011 tarih ve 2010/78-2011/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya konut sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan dairesinin yaşanan sel felaketinde zarar gördüğünü, belediye encümen kararıyla binanın kullanımının sakıncalı olduğunun binada oturulamayacağının belirlendiğini, binanın kat maliklerinin güçlendirme çalışmalarına yanaşmadıklarını, davalının yapının değerinde %50 oranında eskime payı ile %... poliçe muafiyet tutarı düşüldükten sonra ....446,38 TL ödemeyi teklif ettiğini, ancak binanın pert olması sebebiyle poliçe bedelinin tamamının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL hasar bedelinin reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme sırasında konuttaki ayıpları gizleyerek değerini fazla belirttiğini, dürüstlük kuralına uymadığını, davalının cayma hakkı olmasına rağmen bu hakkını kullanmadığını, evin gerçek değeri olan ....446,38 TL'yi ödemeyi kabul ettiğini, aşkın sigortanın olduğunu, yapının ekonomik ömrünü doldurduğunu, sigorta teminatı altına alınmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı konutun riziko gerçekleşmeden önceki değerinin 53.000,00 TL, sigorta bedelinin 52.900,00 TL olduğu, aşkın sigortanın bulunmadığı, sigortacının sigorta ettirenin gerçek zararını tazmin etmesi gerektiği, davacının gerçek zararının 52.900,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı ... A.Ş./... Şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. 6762 sayılı ...’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona aittir. Bu durumda, sigorta ettiren ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin açık muvafakatını almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi sigorta ettirenin tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına (husumete) ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
...) Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.