MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/.../2011 tarih ve 2011/667-2011/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 16.04.2009 tarihli 60 ay vadeli 375.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesin müvekkilince 03.05.2010 tarihinde vadeden önce kapatıldığını, davalı tarafından kredi sözleşmesine dayanılarak ana paranın %22’si oranında cezai şart istendiğini, müvekkilinin itirazı üzerine %7 oranı üzerinden kesinti yapıldığını, ancak genel kredi sözleşmesi incelendiğinde %22 yazan kısmın elle doldurulduğunu, bu rakamın %... olmasının da mümkün olduğunu, erken kapatma ceza faizinin yanı sıra gecikme faizi adı altında alınan 701,...-TL’nin de haksız alındığını ileri sürerek, şimdilik 5.000,00-TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin 36/6 maddesi uyarınca erken kapama cezası tahsilinin usulüne uygun olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan oran %22 olmasına rağmen davacıdan %7 oranında kesinti yapıldığını, 701,13TL’nin gecikme faizi olmayıp son yatan taksitten erken kapama tarihine kadar geçen sürede işletilen faiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 36/6 maddesinde müşterinin talebi halinde bankanın borcun tamamının vadeden önce kapatılmasını kabul edebileceği, bu halde borcun tamamının ödeneceği tarihteki ana para borcu ile o tarihe kadar işlemiş faizini KKDF, BSMV, gider vs. toplamını, ayrıca ödeme tarihinde kalan ana paranın %22’si oranında cezai faizi hesaplayarak tahsil edeceğinin kararlaştırıldığı, bu maddedeki %22 oranının matbu olmayıp elle yazıldığı, imzası inkar edilmeyen senet veya belgenin içeriğinin doğru kabul edileceği, davacının sözleşme altındaki imzayı inkar etmediği, bu nedenle %22 oranında cezai şart faizi uygulanmasını kabul etmiş sayıldığı, bankanın da taraflarca kararlaştırılan orandan daha az miktarda cezai şart faizi aldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy