MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.10.2010 gün ve 2010/79-2010/220 sayılı kararı onayan Daire’nin 14.05.2012 gün ve 2011/1197-2012/7734 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “...+şekil” ve “...+şekil ibareli marka tescil başvurularının, davalı ... 'na ait “...+şekil” ibareli marka mesnet alınarak kısmen reddedildiğini, halbuki müvekkilinin aynı tarihte ve reddolunan sınıflardan biri olan 12. sınıf altında ... isimli markasının tescil talebinin davalı kurum tarafından kabul edildiğini, ayrıca ... şirketinin markasının davalı tarafından aynen taklit edildiğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvurusunun konusu olan ibareler ile redde mesnet alınan markanın görsel, sesçil ve biçimsel olarak benzer bulunduğunu, kapsamlarında yer alan ürünlerin de aynı tür olması sebebiyle ortalama alıcıların karışıklığa düşmesi ihtimalinin yüksek bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının markasını davacıyı engelleme amacıyla adına tescil ettirdiği yargısına varılabilmesini haklı gösterecek bir kanıtın dosya kapsamında bulunmadığı, markaların bütünsel ve gerekse asıl unsurları ve kapsamlarında yer alan ürünler itibariyle benzer mahiyette bulunduğu, her iki mal ve hizmetin de aynı işletmeden kaynaklandığı biçiminde bir yanılgıya düşebileceği, davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, anılan kararın hukuka uygun olup olmadığının da tesis edildiği tarihteki hukuki durum nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, dolayısıyla redde mesnet markaların herhangi bir mutlak ret nedeni taşıyıp taşımadığının veya kötü niyetli biçimde tescil olunduğunun yahut bir başkasının markasının aynısı olduğunun da iş bu davada tartışılmasının mümkün bulunmadığı, onun için YİDK kararının tesisinden sonra şu veya bu sebeple anılan markanın hükümsüz kılınmasının istenmesinin anılan kararın tesis edildiği tarihteki hukuki durumunu etkileyemeyeceği, davacının 2008/70177 ve 2008/70178 sayılı iş bu davaya konu başvurularının, 2008/70175 sayılı markasının bir serisi sayılmasının da olanaksız bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.05.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy