MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2010 gün ve 2010/16-2010/79 sayılı kararı onayan Daire’nin 28.06.2012 gün ve 2010/9321-2012/11356 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, ... markası altında hazır giyim tasarımı, üretimi ve dağıtımı ile uğraşmakta olan, ürünleri dünya çapında pazarlanan müvekkilinin ... markasının ilk defa ...’ ta 04.11.1995 tarihinde ve hâli hazırda da 25 ülkeyi kapsayacak biçimde OHİM nezdinde tescillerinin bulunduğunu, anılan markanın yoğun kullanım sonucu ayırt edici ve tanınmış hâle geldiğini, müvekkilinin anılan marka yanında ..., ... ve ... ibareli markalarının da bulunduğunu, müvekkilinin ...’ taki yerel 03.07.1996/2104198 sayılı tescili mesnet alarak 27.05.2005 tarihinde ... nezdinde 25. sınıftaki giyim eşyası, ayak ve baş giysileri emtiaları için 864549 sayı ile tescil ettirdiği ... ibareli markanın Madrid Protokolü hükümlerine göre Türkiye’de de tescili için yapmış olduğu başvurusunun, ... ... ibareli 15.05.1997/183404 sayılı marka mesnet alınarak YİDK tarafından 2006/M-3870 sayılı karar ile reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında ilk bakışta fark edilebilecek derecede güçlü bir benzerlik bulunmadığını, ... markasının, ... ibareli markanın ilk harflerinin kullanılmasıyla oluşturulmuş bir kısaltma olduğunu, müvekkili tarafından ... markası ile birlikte kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek TPE YİDK tarafından 2006/M-3870 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/9321 E,2012/11356 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.