MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.11.2010 gün ve 2009/252-2010/283 sayılı kararı onayan Daire’nin 07.06.2012 gün ve 2011/3202-2012/9940 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin ... ibareli çok sayıda markasının bulunduğunu, ibarenin aynı zamanda müvekkili şirketin ticaret unvanı olduğunu, 20 yılı aşkın bir süredir ... ismi ile kesintisiz ve yaygın bir şekilde turizm sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının ise aynı sektörde faaliyet göstermek amacıyla 2008/23913 no.lu “...” ibareli markayı tescil ettirdiğini, dava konusu markanın esas unsurunun ... olduğunu, dava konusu marka ile müvekkil markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olmasından dolayı 556 sayılı KHK'nin madde 7 ve 8 anlamında iltibas riski bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2008/23913 no'lu “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının haksız olduğunu, “yarımada” anlamına gelen İngilizce “...” kelimesinin turizm sektöründe jenerik ifade olarak farklı kompozisyonlar oluşturmak suretiyle yaygın bir biçimde kullanıldığını, davacı markası ile müvekkil markalarının aynılık, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının “...” ibareli 39 ve 42. sınıflarda, ''... sizin tatiliniz gelmiş!'' ibareli ve ''PENINSULA One step ahead!'' ibareli 39 ve 43. sınıflarda tescilli markaları bulunduğu, davalıya ait ''...'' ibareli markanın ise 43. sınıftaki hotel hizmetleri için tescilli olduğu, iki markanın görsel, işitsel ve bıraktıkları genel intiba itibariyle benzer olmaları yanında davalının markasının davacının markalarının da tescilli bulunduğu hotel ve konaklama sektöründeki hizmetler için tescil edildiği, davacının 2006 20990 nolu markası dışındaki markaları ile davalının markası arasında 556 sayılı KHK'nin madde 8/1-b anlamında iltibas riski bulunduğu, İngilizce “yarımada” anlamına gelen bu kelimenin hizmet sektöründeki bir çok işletmenin bina veya hizmet verdikleri yerlerin yapısı veya şekli hakkında bilgi vermek amacıyla kullanabilecekleri ayırt ediciliği nispeten zayıf bir kelime olduğu düşünülse bile bu kelimenin KHK'nin 7/1-c anlamında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren, hizmetlerin karakteristik özelliğini belirten bir işaret olmadığı, davacının bu ibareyi marka olarak kullanmasına KHK'nin madde 7/1-c’ye dayanarak engel olunamayacağı, KHK'nin 7/1-d maddesi kapsamında “penınsula” ibaresinin turizm sektöründe herkes tarafından kullanılan bir ibare olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 07.06.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak ...ye gelir kaydedilmesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.