(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.1.2012 tarih ve 2010/27-2012/19 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Fatma Karaman Odabaşı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin borçlu şirkete otobüsleriyle personel taşımacılığı hizmeti verdiğini, taşıma ücretinin ödenmemesi sebebiyle düzenlenen faturalara istinaden icra takibi başlatılmış ise de, davalı tarafça borcun 10.140 TL olduğundan bahisle bu miktarı aşan kısım yönünden itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının fatura alacaklarını hiç almamış ya da kendisine ödeme yapılmamış gibi hesap çıkardığını, davacıya yapılan ödemeler kapsamında davacının bakiye alacağının icra dosyasında beyan edilen miktar kadar olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın haklı ve hukuki olmadığı, davalı borçlunun borcun 10.140,00 TL'sini kabul ettiği, geriye kalan 10.291,70 TL'sini ret ettiği, bu hususu ispat külfetinin davalı borçluya ait olduğu ancak dosyada ödeme yapıldığına yada son borç durumuna ait karşılıklı hesaplaşmayı gösterir bir belge ibraz edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra dosyası kapsamında yapılan itirazın iptaliyle takibin devamına, yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Dava, taşıma sözleşmesi kapsamında taşıma bedelinin tahsiline dair olarak başlatılan icra takibine vaki kısmi itirazın iptali istemine dair olup, mahkemece borcun reddedilen kısmı yönünden ödemeyi ispat külfetinin davalıda olduğu ve ödemenin ispat edilemediği gerekçesiyle davalı taraf ticari defterleri incelenmeksizin davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yargılama aşamasında davalı tarafça ticari defterlerin başka mahkemelerde bulunduğunun belirtildiği, 18.1.2012 tarihli celse davalı vekilince defterlerin sunulması için süre talep edildiği ve defterlerin sunulması için davalı tarafa yargılama aşamasında kesin süre de verilmemiş olduğu dikkate alındığında, tacir olan davalının ticari defterleri incelenmeksizin yalnızca davacının işletme defteri ve sunduğu bir kısım belgeler dikkate alınarak eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu sebeple davalı yararına BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
3) Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince: kabul biçimi itibariyle, icra takibine konu alacağın kabul edilen kısmı yönünden likit, belirlenebilir bir alacak olduğu gözetilmeksizin, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle davacı yararına BOZULMASINA karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy