MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2010 gün ve 2008/40-2010/141 sayılı kararı onayan Daire’nin 02.07.2012 gün ve 2011/4900-2012/11589 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin uzun yıllardır kullandığı ve tanınmışlık vasfını taşıyan “Eti Mek+şekil”, “Pey Mek” ve “Mek” ibareli markalarının bulunduğunu, davalının ise “Ay-mek+şekil” ibareli markanın tescili için davalı kuruma başvurduğunu, müvekkili tarafından yapılan itirazın ... tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkiline ait markalar ile davalıya ait markaların benzer olup aralarında iltibas ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, davalılar adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne ve ... kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğu, davalı başvurusunun kapsamında bulunan 30. sınıf ürünlerin tamamının davacı markalarının kapsamında aynen yer aldığı, buna karşın davalı başvurusunda bulunan 35/1, 7; 43/2, 3, 4 alt grubunda bulunan hizmetlerin davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı veya benzer olmadığı, bu hizmetler yönünden davalı markalarının tescilinin davacının reklam gücünden haksız biçimde yaralanacağından ve bu şekilde mal ve hizmet satışlarını artıracağından söz edilemeyeceği, bu bağlamda davalının davacı markasının tanınmışlığından istifade etmek suretiyle toplumun dikkatini çekmek ve onun temsil ettiği imaj ve güvenin hiçbir masraf ve çaba harcanmadan kendi ürün veya hizmetlere devrini sağlama olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile ... YİDK’nun 2007/M-7547 ve 2008/M-96 sayılı kararlarının 30/1-19, 35/8, 43/1 sınıf ürün ve hizmetler yönünden iptaline ve davalı adına tescilli markaların aynı sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 02.07.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı şirket vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy