MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 gün ve 2009/67-2011/416 sayılı kararı onayan Daire’nin 22.12.2011 gün ve 2009/67-2011/416 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ... 'in iki ortaklı limited şirketin sahibi olduklarını, ortaklara münferiden şirketi temsil yetkisi verildiğini, davalı ...'in kendisine verilen yetkiyi kötüye kullanarak, şirkete ait tek taşınmazı eşinin kız kardeşi diğer davalı ...'e sattığını, yapılan bu devir işleminin müvekkilinden mal kaçırma amacı ile yapıldığını, satışın TTK'nun 443/2 maddesi gereğince ancak şirket genel kurulunun vereceği kararla mümkün olduğunu, davalı ...'in satışın ertesi günü taşınmaz üzerine davalı Banka lehine ipotek tesis ederek kredi çektiğini, yapılan satış işleminin batıl olması nedeni ile tesis edilen ipotek işleminin de geçersiz olduğunu ileri sürerek, satışın iptali ile dava konusu taşınmazın şirket adına tapuya tesciline ve hükümsüz kalan ipotek işleminin de iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki değerinin 328.000 TL olduğu ancak 45.000 TL'ye satıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.12.2005 tarih 2005/1-686 Esas 2005/728 Karar sayılı kararından da açıkça anlaşılacağı üzere limited şirket ortağının şirkete ait taşınmazın şirket müdürü tarafından satılması halinde satışın iptali hususunda dava açabileceği, taşınmazın satıştan evvel şirketin tek gayrimenkulu olduğu, taşınmazın satışı için TTK'nun 443/2. maddesinin şirket ortaklar kurulunun çoğunlukla aldığı kararı aradığı, oysa bu kararın alındığına dair davalı tarafça herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, şirket yönetim kurulu veya temsilcisinin ancak şirket maksat ve konusuna göre her nevi iş ve hukuki işlemi şirket adına yapmaya yetkili olduğu, bunun dışına çıkan bir işin veya hukuki işlemin şirket yönetim kurulu veya temsilcisi tarafından yapılabilmesinin ancak genel kurulun vereceği bir yetki ile mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar ... ve ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı ... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak ...ye gelir kaydedilmesine, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy