Taraflar arasında görülen davada verilen 04/09/2012 tarih ve 2010/229-2012/174 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.03.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekilleri asıl ve birleşen davalarda, müvekkillerinin ortakları iken, şirketin mali durumunun iyi olmaması nedeniyle finansman ihtiyacının giderilmesi için dava dışı efaleti ile kredi kullanıldığını, yapılan protokole göre şirketin %70 hissesinin nin göstereceği kişilere devredileceğinin kararlaştırıldığını, buna göre müvekkillerinin hisselerinin bir kısmının davalılara bedelsiz devredildiğini, bunun müvekkillerinin müzayaka halinde olmasından kaynaklandığını ileri sürerek, hisse devrinin iptalini olmadığı takdirde bedelinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davacıların ortağı olduğubayisi olduğunu, anılan şirkete ve bankalara yüklü miktarda borcun bulunması nedeniyle şirketin mali kriz içinde olduğunu, dava dışı kefaleti ile kredi kullanılarak mali durumunun düzeltilmeye çalışıldığını, hisse devrinin usulüne uygun gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların ortağı olduğu şirketin hisse devir tarihinde borca batık olduğu, hisse devir sözleşmesinde hisse bedelinin nakden alındığının belirtildiği, davacıların gerçek değeri talep ettikleri, ancak gerçek değerin eksi değerde olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Mahkeme kararı asıl davanın davacıları ... ve ... vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de, davacı asıllar tarafından verilen 11.12.2012 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiştir. HMK’nın 307. maddesine göre feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Bu itibarla, usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle davacı ... ve ...'nın temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Birleşen davanın davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle HUMK’nın 432/4 maddesi uyarınca temyiz eden davacı ... ve ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, 2 nolu bentte açılanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy