Taraflar arasında görülen davada verilen 21.05.2012 tarih ve 2011/43-2012/116 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.03.2014 günü hazır bulunan asıl ve birleşen dava davacıları vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... vekili, müvekkilinin davalı şirketin kuruluşundan beri hissedarı ve yönetim kurulu üyesi olup, uzun yıllardır bilfiil çalışarak şirketin bugünkü durumuna gelmesine katkıda bulunduğunu, gerek müvekkilinin gerekse ailesinin şirket ihtiyaçlarının karşılanması ve şirketin taahhütlerinin yerine getirilmesi için çeşitli tarihlerde davalı şirkete nakit paralar vererek ödemeler yaptığını, bu paraların şirketin çeşitli ödemelerinde kullanıldığını, ayrıca bu hususların şirket kayıtlarına da intikal ettiğini, müvekkilinin ve ailesinin şirket yönetiminde yer aldığı dönemde zaman içinde geri ödenen bu paraların son dönemlerde iade edilmemeye başlandığını, şirketin diğer ortakları tarafından da kanunsuz ve yok hükmündeki kimi işlemlerle müvekkili ve ailesinin şirketten uzaklaştırılması üzerine bu paraların hiç ödenmez hale geldiğini, müvekkilinin şirket ihtiyaçlarının karşılanması için verdiği paralardan dolayı davalı şirketten alacaklı olduğunu ileri sürerek, yargılama sırasında yapılan ıslah ile davacı ... için 552.500,00 TL'nin davalıdan faiziyle tahsilini
.../...
-2-
istemiş; birleşen dava davacıları ..., ... ve ... vekili tarafından aynı maddi vakıalara dayalı olarak müvekkillerinin davalı şirketten alacaklı oldukları iddiasıyla açılan birleşen davalarda ise yargılama sırasında yapılan ıslah ile davacı ... için 494.202,84 TL'nin, davacılar ... ve ... için ise ayrı ayrı 525.320,39'er TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacılara herhangi bir borcunun olmadığını, davacı ve ailesinin asıl amacının müvekkili şirketten haksız kazanç elde etmek olduğunu, davacıların iddialarının asılsız bulunup, gerçeği yansıtmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, defterlerdeki borç kaydının dayanağı olan tediye ve tasdik fişlerinin sunulamadığı, davalı şirketin defter kayıtlarına dayanılarak, davacıların alacaklı olduklarının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, ...'in 29.04.2008 tarihi itibariyle 288.200,00 TL alacaklı görünmesine rağmen, davacının defterlerdeki bu kaydın dışında alacağın varlığını gösteren herhangi bir yazılı delil sunmadığı, ödeme dekontu olarak gösterilen bazı banka dekontlarında paranın ne amaçla alındığına dair herhangi bir açıklamanın dekont üzerinde yer almadığı, ödeme gerekçesi içermeyen makbuz veya havale dekontunun alacağı ispatlamaya yeterli olmadığı gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen dava davacıları vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin birleşen davalara yönelik olarak yerinde görülmeyen tüm, asıl davaya yönelik olarak ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalarda davacılar, davalı şirketin ortakları olduklarını ve davalı şirkete verdikleri paralardan dolayı şirketten alacaklı olduklarını iddia etmişler, mahkemece yapılan yargılama sonucu asıl dava davacısı ...'in dava tarihi itibariyle defter kayıtlarına göre 288.200,00 TL alacaklı göründüğü, ancak bu kaydın dayanağının belgelendirilemediği, diğer davacıların dayandıkları defter kayıtlarında dahi alacaklı görünmedikleri gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Şirket ortak ve yöneticilerinin şirketten alacaklı oldukları yönündeki iddialarının dayanağı gösterilmeden şirket defterlerine soyut olarak yapılan kayıtlarla alacak hakkı elde etmeleri mümkün olmadığından davacı ...'in de dayanağı ortaya konulamayan defter kayıtlarına göre alacaklı kabul edilmemesi yerinde ise de davacı, hisse devir bedelinin tahsiline ilişkin olarak açtıkları davada şirket temsilcisinin kayıtlarda görünen söz konusu alacağı kabul ederek bu alacağa karşılık takas-mahsup def'inde bulunduğunu, bu nedenle davacı ...'in kayıtlarda görünen 288.200,00 TL alacağının kabul edilmiş olması karşısında artık bu kaydın dayanağının araştırılmasına gerek olmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece, söz konusu iddia üzerinde durularak taraflar arasında görülen başka bir davada ...'in alacaklı göründüğü defter kaydına yönelik olarak davalı şirketi bağlayıcı bir kabulün bulunup bulunmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan iddia üzerinde durulmadan asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
.../...
-3-
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin birleşen davalara yönelik olarak ileri sürdüğü ve yerinde görülmeyen tüm, asıl davaya yönelik olarak ise diğer temyiz itirazlarının reddi ile birleşen davalarda verilen kararların ONANMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin asıl dava davacısı ...'e yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın anılan davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalıdan alınarak birleşen davada davacı ...'e, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen dava davacıları ..., ... ve ...'den alınarak asıl ve birleşen davalarda davalıya verilmesine, alınmadığı anlaşılan 25,20 TL temyiz ilam harcının birleşen davalarda davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden asıl davada davacıya iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.