Taraflar arasında görülen davada verilen 19/04/2012 tarih ve 2011/222-2012/162 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı şirket vekilleri Av.... ile Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında davalı şirketin 221.616,69 Euro değerindeki işlenmiş altından mamül kıymetli malın,dava dışı alıcıya ulaştırılması için 22/04/2008 tarihli şifahi anlaşma yapıldığını, malın davalıya teslim edildiğini ancak davalı taşıyıcının edimini yerine getirmediğini, mala el konulduğunu, ihtarnamelere rağmen edimin yerine getirilmediğini ileri sürerek, dava konusu malın ödeme günündeki rayiç bedeli ile 25/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşımanın havayolu ile gerçekleştirildiğini, hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, mala el konulmasında davalının kusurunun olmadığını, ayrıca uygulanması gereken uluslararası hükümlere göre davanın 2 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların davacıya ait emtianın ulaştırılması konusunda sözlü olarak anlaştıkları, emtianın kıymetli maden olması nedeni ile genel uygulamaya göre karayolu ile taşınmasının mümkün olmadığı, davacıdan araç ile alınan emtianın hava yolu ile taşınma işlemine başlandığ gelindiğindearafından mallara el konulduğu, davalının bu suretle edimini yerine getiremediği ancak bu taşıma işleminde uygulanması gereken 31/2 maddesi ile 35.maddesine göre davacı tarafından davalı taşıyıcıya karşı ihbarların zamanında yapılmadığı gibi 2 yıllık hak düşürücü süreden sonra iş bu davanın açıldığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
./..
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet üceritinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy