MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/01/2012 tarih ve 2009/187-2012/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 09.02.2006 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı ...'e kredi kullandırdığını, davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, 7.500 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalı vekili, davacı bankaca kredinin usulsüz kullandırıldığını, müvekkiline hile ile sözleşmenin imzalattırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir..
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının kredi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunduğu, banka teftiş raporuna göre kredinin usulsüz olarak sahte belgelerle kullandırıldığı, bankanın gerekli basiret ve özeni göstermediği, kimsenin kendi kusurundan dolayı lehine hukuki sonuç çıkaramayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 03/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy