MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/09/2011 tarih ve 2011/546-2011/638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 07...2004 tarihinde kurularak ticari faaliyetine başladığını, davalının hisse devri ile 08.02.2005 tarihinde şirket ortağı olduğunu ve kendisine temsil yetkisi verildiğini, davalının şirket ortağı olur olmaz müvekkili şirketin diğer ortaklarından habersiz olarak ve diğer ortakların herhangi bir muvafakatı olmadığı halde müvekkili şirket ismi olan Boğaziçi Pi ibaresini kendi adına marka tescili yaptırdığını, davalının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, çünkü marka tescilinde gösterilen adresin dahi müvekkil firma adresi olduğunu, davalının müvekkili firmaya ait ve tescilli ünvanı aynen kötü niyetle kendi adına marka tescil yaptırmak ve ayrı bir dersane açmak suretiyle müvekkili ismine müdahale ettiğini ileri sürerek, davalının haksız olarak 11.02.2005 tarih ve 2005 03928 tescil nolu marka tescilinin iptaline ve müdahalenin men’ine, davalının haksız eyleminden dolayı müvekkili lehine ....000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin ilk kuruluşunda ortaklarının Şeref Şeker, ..., ... olup ....01.2005 tarihinde bir kısım ortakların hisselerini devir ettiklerini ve bu ortaklar arasında Şeref Şeker’in hissesini alan davacının da bulunduğunu, müvekkilinin başka bir kurumda çalıştığı için ilk kurucu ortaklar arasında yer almadığını, müvekkilinin tamamen kendisinin fikri ve çalışmasının ürünü olan bu isim ile ilgili web adresini de kendisi adına 29.01.2005’de almış olduğunu, bu başvuruda da müvekkilinin davacı şirketin adresini verdiğini ve bunda da sakınca görmediğini, davacının diğer şirket ortaklarından habersiz herhangi bir şey yapmamış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 556 sayılı KHK'nin 6. maddesi uyarınca, marka sahibine sağlanan korumanın, kural olarak tescil koşuluna bağlanmış olduğu, bir markanın anılan KHK'ye tabi olabilmesi için, fiilen tescilinin yeterli olduğu, bu tescilin, yolsuz olsa dahi sicilden terkin edilinceye kadar marka sahibinin bu korumadan yararlanabileceği ve markanın haksız kullanımından da bahsedilemeyeceği, olayda davalının 16, 41 ve 42. sınıflardaki mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere ‘logo + Boğaziçi pi’ markasını 11.02.2005 tarihinde adına tescil ettirdiği yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, bu durumda tescilli bir markanın kullanımının ünvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davacının hükümsüzlük davasının kabulü ile davalı adına tescilli olan dava konusu markanın hükümsüzlüğüne, davacının, müdahalenin önlenmesi ve manevi tazminat davasının reddine karar karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy