MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/09/2011 tarih ve 2009/596-2011/364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin uluslararası kargo ve yük taşımacılığı yapan bir şirket olduğunu, davalı ile 2008 yılı Temmuz ayında ticari ilişki kurulduğunu, bu çerçevede yapılan yük taşımacılığı karşılığında davalı yana faturalar düzenlediğini ve kısmi ödemeler alındığını, ancak davalı yanın 2008 yılı Eylül ayında ödemeleri durdurduğunu, yapılan görüşmelerden netice elde edilemediğinden 24.050 USD alacak için davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2008/19680 E. sayılı dosyası ile takibe geçildiğini davalının öncelikle yetkiye itirazı üzerine dosyanın yetkili ... İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, davalının borca ve faiz oranına itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, zira yapılan taşıma işleri karşılığında davalı yana USD bazında faturalar düzenlendiğini, davalının da işbu faturalar karşılığında müvekkili şirketin ... Bankası ... şubesindeki ... hesabına kısmi USD bazında ödemelerde bulunduğunu, kısmi ödemelerden sonra davalının 24.050 USD borcu bulunduğunu, davalı yanın faiz oranına ilişkin itirazının da hukuksal bir dayanağının bulunmadığını zira somut olayda müvekkili şirketin döviz cinsinden olan alacağını icra takibi sırasında TL sına dönüşümünü yaparak faiz isteminde bulunduğunu ileri sürerek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %40 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili firmanın asıl taşıtan olmayıp, asıl taşıtan ile davacı taşıyıcı arasında komisyoncu bir firma olduğunu, somut olayda davacı ile müvekkili arasında taşımaya konu malların Türkiye'den ...'ya nakli konusunda bir anlaşma imzalandığını, bu anlaşmada müvekkilinin asıl taşıtan değil üst taşıyıcı konumunda olduğunu, yükü nakledilecek firmanın müvekkili ile bir anlaşma yaptığını, müvekkilinin de bu anlaşma kapsamında davacı ile CMR taşıma sözleşmesi akdettiğini ve taşıma bedelinin bir kısmının peşinen ödendiğini taşıma sözleşmesi gereği ödenmesi gereken navlun ücretinin ödenmesi geciktiğinde müvekkilininde davacı firmaya ödeme yapamadığını, ancak davacı yanın bu durum üzerine yükün teslim edildiği ...'daki firmadan alacağını tahsil ettiğini, zira CMR uygulamasında taşıma bedeli ödenmeden yükün teslim edilmesinin mümkün olmadığını, yükün varacak yere teslim edilmesinin taşıma bedelinin ödendiğine karine olduğunu, davacının taşıma bedelini tahsil etmiş olmasına rağmen müvekkili firmadan mükerrer tahsilat yapma amacında olduğunu, davacının fatura tarihinden itibaren reeskont faizi talep ettiğini oysa CMR taşımasından doğan davalarda uygulanacak faiz oranını CMR 27 maddesine göre yıllık %5 olarak istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; toplanan delillere, benimsenen bilirkişi görüşlerine ve tüm dosya kapsamına göre; davacının usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği dolayısıyla lehine delil teşkil edecek ticari defterlerinde, davacı yanın 5 adet taşıma faturasının toplamının 75,500,00 USD olduğu, bu faturaların davalının borcu olmak üzere usulünce kayıtlı bulunduğu, davalı yanın bu faturalara karşılık kısmen 51.450,00 USD ödemiş olduğu ve davalının talep gibi 24.050,00 USD borcunun bulunduğu, davalı yanın usulüne uygun tutulmadığı, birbirini teyit etmediği ancak aleyhine delil teşkil edecek yevmiye defter kayıtlarında, davacı yanın takip ve dava konusu 5 adet taşıma faturasının davacı yanın alacağı olmak üzere kayıtlı bulunduğu ,bu faturalara karşılık 31.10.2008 tarihli 72 nolu yevmiye maddesinde ise davacı yanın borcuna 91.571,95 TL fıktif bir ödeme kaydı düşüldüğü ve hesabın böylece kapatılmış olduğu; ancak davalının hiçbir şekilde faturaların tamamını ödendiği savunmasında bulunmadığı, tam tersine davacı yanın bakiye alacağını ...'daki firmadan tahsil ettiğini iddia edildiği, oysa davalı yanın defterlerinden tüm fatura bedellerinin 31.10.2008 tarihinde bir kerede 91.571,95 TL olarak davacı yana ödendiğinin anlaşıldığı, davalının bu kayda ilişkin herhangi bir dayanak belge ibraz etmediği, oysa davacı yanın sunduğu davalının ... Bankası ödeme EFT belgelerinden davalı yanın 7 ayrı tarih ve tutarda olmak üzere davacı yana toplam 51.450,00 USD göndermiş olduğu, bu durumda davalı yanın defterlerinde görünen 31.10.2008 tarihli 91.571,95 TL ödeme kaydının tamamen hayali bir kayıt olduğu sonucuna varıldığı,taraflar arasındaki uluslararası taşımaya ilişkin ticari ilişkinin USD bazında olduğu, söz konusu ticari ilişki sonunda davacının davalıdan 24.050,00 USD karşılığı 29.867,69 TL asıl alacağı bulunduğu, davalı yanın itirazlarının tamamen yersiz olduğu, Merkez Bankası verilerinden 26.09.2008 takip tarihi itibariyle avans faizi oranının talep gibi %27 olduğu görüldüğünden davacı yanın belirlenen 29.867,69 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %27 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, alacağın faturaya dayandığı, belirli ve bilinebilir (likit) olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.596,85 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy