MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.06.2010 gün ve 2008/200 - 2010/241 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.06.2012 gün ve 2012/82 - 2012/9622 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı ...'e ait işletmeyi 2006 yılında 80.000 TL bedelle ½ hisse sahibi olarak devraldıklarını, sonradan davacının hissesini 30.000 TL bedelle 2007 yılında davalı şirkete sattığını, karşılığında şirket yetkilisi ...marifeti ile 3 adet 30.000 TL bedelli çeklerin keşide edilerek verildiğini, çek bedellerinin ödenmediğini, davalının bankaya men talimatı verdiğini, icra takiplerine itiraz edildiğini, çeklerin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, hisse devri sebebiyle 30.000 TL'nın keşide tarihlerinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen işletmenin davalı tarafından devralınmadığını, çeklerin şirket tarafından keşide edilerek ...'e verildiğini, bu kişinin de rızası hilafına çeklerin elinden çıktığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, çeklerin zamanaşımına uğramakla yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, iddianın tanık deliliyle ispatlanabileceği, davacının iddiasını tanık beyanlarının doğruladığı, çeklerin devir karşılığında davacıya verildiğinin sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.000 TL'nın davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy