Taraflar arasında görülen rilen 15/06/2012 tarih ve 2009/195-2012/284 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.03.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılaolduklarını, davacı şirketin müdürü ve %50 hisse ile ortağı olan ...'a davalıların borçları nedeniyle bu borcun belli bir kısmının mahsup edilmek üzere bonolarını iade aldıklarını ve tarafların davacı şirkete ...'ı müdür ve büyük hissedar yaparedilen kazançların bankada toplanması ve bakiye borçları olan 160.000 TL’nı çalışarak ödemeyi kararlaştırdıklarını, 2008 yılı Aralık ayı sonuna kadar bu şekilde çalıştıklarını ancak davacı şirket müdürü olan ...'ın 2009 yılından itibaren kendi işyerindeki işleri ile uğraştığını, hamam ve saunanın denetimini davalılara bıraktığını, işyerinde davalılardan ...'a ait olan şirket kurulmadan önceki döneme ait yazar kasa vergi kaydının post cihazının hamamda kullanmaya ve elde edilen gelirleri bu hesaba aktarmaya başla/780 D.iş sayılı dosyasında yapılan tespit ile bu durumun tespit edildiğini ileri sürerek davaya konu işyerinin davacı şirkete ait olduğunun tespiti ile muarazanın giderilmesine, davalıların haksız müdahalesinin men’ine, davalıların hesabına giren işyerinin faaliyetinden doğan kazançların davalıya ait yazar kasa kestiği fiş, bankaya çektiği post sliplerinden tespiti ile bunların davacıya yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 15/06/2012 tarihli duruşmada imzası tahtında alınan beyanında, men’i müdahale yönünden talepleri gibi karar verilmesini, davaya konu olan alacak ve diğer talepleri atiye terk ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı ... vekili, otelin hamam saunasının davacı şirketin işleticisi olduğu yönündeki iddialarının doğru olmadığını, davacı şirketin %50 hissesini ...'a, %40 hissenin ...'ye ve %10 hissenin de diğer davalı ..ti. arasında davaya konu olan hamam saunanın 22/05/2007 tarihli kira sözleşmesi olduğunu, davacı tarafın baştan beri bu sözleşmeden haberdar olduğunu, her ne kadar diğer davalı ...'ın davacı şirket ile bu sözleşmenin devri konusunda bir takım görüşmeler yapılmış ise devrin gerçekleşmediğini, bu sebeple davacı şirkete ait post makinesi ve yazar kasanın tam olarak devreye sokulamadığını, diğer davalı ...’ın kendisi ve ...'ı dolandırdığını ve haksız kazanç sağlamaya devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
.../...
-2-
Davalı ... vekili, müvekkilinin otelin hamam saunasını otelin işleticisi ile yaptığı 22.05.2007 tarihli sözleşme gereğince 2016 yılına kadar işletmek üzere yap işlet devret modeli ile kiraladığını, 10 Haziran 2007 tarihinde faaliyete geçirdiğini, diğer davalı ile 01/11/2007 tarihinde evlendiğini, işyerini diğer davalı ...'ye bıraktığını, boşandıkları 0.05.2009 tarihine kadar işyerini ...'nin işlettiğini, ...'nin 15 yıllık arkadaşım dediği ... ile anlaşarak davacı şirketi kurduklarını, hamam saunayı elde etmeye çalıştığını, yine otel yetkilileri ile yine kira kontratı yapmaya çalıştığını, davacının kendisine para vaadi ile boş senetler imzalattırdığını senetlerin icra takibine konulduğunu, takibin itiraz üzerine iptal edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dsauna yap işlet devret sözleşmesi ile hamam saunanın 22/05/2007 tarihinden itibaren 31/12/2016 tarihine kadar işletilmesi için anlaştıkları, 31/12/2011 tarihinden itibaren yıllık kira bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme süresinin 31/12/2016 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığı, hamam ve saunanın davalılardan ...'ın tasarruf ve zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle davacının davalının hesabına giren ve işyerinin faaliyetinden doğan kazançların tespiti ve bunu yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline ilişkin açmış olduğu alacak davasını atiye bıraktığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının men’i müdahale davasının ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy