Taraflar arasında görülen davada verilen 09/07/2012 tarih ve 2011/380-2012/171 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı ve borcu üstlenen vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/03/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın külli halef olduğu parasını yatırdığını, anılan paranın off-shore bankasına aktarıldığının söylendiğini, off-shore bankasının paravan olarak kurulduğunu, müvekkilinin hesaplarındaki paranın ödenmediğini ileri sürerek, 90.000 USD'nin 10.12.1999, 60.00 13.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesi uyarınca faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile ayrı tüzel kişilikler olduğunu, husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankada döviz hesaplarının bulunduğu, yatırılan paranın dava dışı off shore şirketine havale edildiği, bu havalenin davalının kendine çıkar sağlamak amaçlı olduğu, paranın kıyı bankasına aktarılmadığı gerekçesiyle 90.000 USD'nin 10.12.1999, 30.677.51 Euronun 13.12.1999 tarihinden dönüşümü de dikkate alınarak 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte borcu üstlenen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ve borcu üstlenen vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ile borcu üstlenen vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Ancak, anılan vekil 25.03.2014 tarihli dilekçesiyle temyiz isteminden feragat etmiştir.
HMK'nın 307. maddesine göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. O halde, feragat nedeniyle temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ile borcu üstlenen vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine, aşağıda yazılı bakiye 4.05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, temyiz eden borcu üstlenen harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 25/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy