Taraflar arasında görülen davrilen 15.05.2012 tarih ve 2006/18-2012/107 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve asli müdahil vekili ile davalılardan ekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.03.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekil davalılardan ... ... ve ... vekili Av. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından bestelenen ve sözleri de davacıya ait olan adlı eserin, davalıların yaptığı Vizontele filminde hem film müziği olarak kullanıldığını, hem de filmin konusu haline getirilecek şekilde işlendiğini, davacının gerek eser sahibi, gerek icracı sanatçı olarak mali haklarının ihlal edildiğini, davalılardan ...'ın filmin senaryo yazarı ve yönetmeni, ... yönetmeni,e ...'ın ise filmin yapımcıları, diğer davalı .... Şti.'nin ise, hakkı olmadığı halde esere muvafakat verdiğini, müvekkilinden izin alınmadığını ve mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini, müvekkilininin davalı .... Şti.'ye veya diğer davalılara eserin sinema filminde kullanılması için izin vermediğini ileri sürerek, davalıların tecavüzünün men'i ve ref'ini, 10.000,00 TL manevi tazminatın, şimdilik 90.000,00 TL maddi tazminatın ihtar tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan tahsilini ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar., ..., ... ve ... vekili, müvekkillerinin film yapımcısı, yazar ve yönetmen olarak
.../...
-2-
"Vizontele" filminin sahibi olduklarını, filmin mali haklarının yapımcıya ait olduğunu, diğer davalı .... Şti'nin film müziğinin yapımcılığını gerçekleştirdiğini ve bu faaliyet içerisinde film müziğinin kaset ve cd şeklinde çoğaltım ve yayımında bulunduğunu, film yapımcısı ile i. arasında yapılan sözleşme gereğince, filmde kullanılacak müziklere ilişkin gerekli izinlerin alınmasının . tarafından sağlanacağını, davacının "dlı şarkının izinsiz kullanıldığına ilişkin iddiasının doğru olmadığını, zira tüm yasal prosedürün yerine getirildiğini, müzik eserini film haline getirilmesinin işleme olduğunu, davacının müziğinin filmin konusu ve temasıyla bir ilgisinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı .... Şti. vekili, müvekkili şirket temsilcisinin e oğlu ile görüşmeler yaptığını, bu görüşmeler sonucunda türkünün somut olaydaki şekliyle filmde kullanımı ve kaset çıkarılması konusunda mutabık kalındığını, davacının eser için istediği 1.000,00 TL'nin gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, muvafakatnamede belirtilen türkü niteliğindeki davacı eserinin görüntülü ya da görüntüsüz bütün ses kaynaklarında sunulmasına muvafakat ettiği yolundaki beyanının sinema filminde de kullanılmasına muvafakat ettiği şeklinde yorumlanamayacağı, davacı asilin vefatı üzerine veraset belgesiyle ilgili kararın kesinleştiği, bu ilamda belirtilen mirasçılar nazara alınarak davaya devam edildiği, müzik eserlerinin gerek kaset gerekse CD ortamında sesli-görüntülü olarak yapımının sözkonusu olduğu, davacının söz konusu filmde müzik eserinin kullanılmasına izninin istenilmesi halinde muvafakatnamede açık olarak bu hususun yazılı olması gerektiği, oysa bu konuda hiçbir açıklama bulunmadığı, davalıların eseri kullanmalarının izinsiz bir işleme sayılacağı, dolayısıyla davacı yanın eserden kaynaklanan mali haklarına tecavüzde bulundukları gibi davacının filmde eserin sahibi olduğundan bahsetmemeleri, bu konuda hiçbir açıklama yapmamaları sebebiyle 5846 sayılı Kanun'un 15. maddesine de aykırı hareket ettikleri, haksız fiilin gerçekleşme şekli, davacının eserinin kullanım süresi de dikkate alınarak BK'nın 42. ve 43. maddeleri çerçevesinde taktiren 8.000,00 TL maddi ve yine aynı sebeplerle 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve asli müdahil vekili ile davalılardan vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkeme ilamı, davalılardan hükmü temyiz eden vekiline 23.07.2012 günü tebliğ edilmiş ve anılanın başka bir vekili tarafından HUMK'nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 20.09.2012 temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı'nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca bu davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekili ve asli müdahil vekilinin temyizine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
.../...
-3-
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalılardan vekilin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekili ve asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..., .. ve ...'a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve asli müdahilden ayrı ayrı alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 138,15 TL harcın temyiz eden davalı .... Şti'ye iadesine, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy