MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/.../2011 tarih ve 2010/89-2011/830 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete verdiği hizmet karşılığında bir adet fatura düzenleyerek gönderdiğini, davalın faturaya itiraz etmeyip defterlerine işlemesine rağmen ödememesi üzerine başlatılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacının Türkiye–Afrika, Afrika’dan sonrada Afrika içinde çeşitli şehirlere taşıma yapmak üzere anlaştıklarını, bu anlaşma sonucu müvekkilinin başka bir şirkete hizmet vermek üzere davacıdan taşıma hizmeti aldığını, müvekkilinin davacıdan aldığı bu taşıma hizmetini Bade Çelik Ltd. Şti.'ne sattığını, davacının Afrika'daki taşıma işi için fatura keserek müvekkilinden talepte bulunduğunu, davaya konu işin Afrika'da olması nedeniyle müvekkilinin işin yapıldığını düşünerek davacının faturasını defterlerine işlediğini, müvekkilinin de aynı şekilde asıl ihracatçı olan Bade Çelik Ltd.Şti’ne fatura kesip ödeme talep ettiğini, ancak asıl ihracatçı firma olan Bade Çelik Ltd. Şti’nin işin davacı tarafından yapılmadığını belirterek müvekkiline ödeme yapmadığını, davacının Türkiye-Afrika arası taşıma işini gerçekleştirdiğini ve bunun parasını da aldığını ancak Afrika merkez noktadan diğer şehre taşıma işini gerçekleştirmediğini, davaya konu edilen alacağın da verilmeyen bu hizmete ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taraf icra takibine konu faturanın dayanağı olan taşıma hizmetinin verilmediğini savunduğundan hizmetin verildiği yönündeki ispat yükü davacı üzerinde olup davacı tarafın fatura konusu taşıma hizmetini verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturaya dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Taşıma sözleşmesinin geçerliliği için yazılı olması koşulu bulunmamaktadır. Bu nedenle de her türlü delille ispatlanması mümkündür. Mahkemece, davacı tarafın fatura konusu taşıma hizmetini verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı taraf cevap dilekçesinde, işin yapıldığı düşüncesiyle iyiniyetli olarak davacının kestiği faturaları ticari defterlerine işlediğini fakat davacının Afrika merkez noktadan diğer şehirlere olan taşıma işini gerçekleştirmediğini savunmuştur. ...'nın .... maddesi gereğince faturanın tebliğinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemesi durumunda içeriği kabul edilmiş sayılır. Davalı defterlerine kaydedilmiş ve itiraza uğramamış faturalar karşısında, hizmetin verilmediği ya da gereği gibi ifa edilmediği konusunda ispat yükü davalı taraftadır. Davalı taraf davacının kestiği faturaları ticari defterlerine işlediğine göre taşıma hizmetinin verildiği konusunda davacı lehine karine oluşmuştur. Karinenin aksinin ispat yükü davalı taraftadır. Bu itibarla mahkemece, tarafların sunduğu ve/veya sunacağı deliller bu çerçevede değerlendirilerek gerektiğinde aralarında taşımacılık alanında bir uzmanın da bulunduğu bilirkişi kurulundan hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat yükünün davacı üzerinde olduğundan bahisle ve davacının fatura konusu taşıma hizmetinin verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile
Full & Egal Universal Law Academy