MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/10/2010 gün ve 2006/178-2010/280 sayılı kararı onayan Daire’nin 05/07/2010 gün ve 2011/5264-2012/12000 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, 13.09.2006 tarihinde müvekkilinin kendisine gelecek 18.330,00 TL’lik havaleyi çekmek için davalı bankaya gittiğini, banka görevlisinin o an 15.400,00 TL ödeme yapabileceğini ve bundan da 65,00 TL masraf keseceğini söylemesi üzerine, müvekkilinin buna itiraz ettiğini, bu hususu görüşme için parayı gönderen kişi ile telefonda görüşmek için dışarı çıktığını, bu esnada müvekkilinin akrabası gibi davranan bir şahsın parayı alarak bankadan uzaklaştığını, müvekkilinin tediye fişini imzalamasının bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını ileri sürerek, 15.400,00 TL’nın yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tüm kusurun davacıda olduğunu, tediye fişini imzaladıktan sonra banko üzerine konulan parasını almadan telefon görüşmesi için dışarı çıktığını, parayı alan kişinin davacının akrabası gibi davrandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın aralarında sözleşme ilişkisi bulunan davacı adına gelen parayı davacının talebi halinde ödemekle yükümlü olduğu, davalının ifa yardımcısının iş ve işlemlerinden dolayı BK’nun 100. maddesi uyarınca sorumlu olduğu, sorumluluktan kurtulabilmek için zararın doğumunda kusursuzluğunu kanıtlaması gerektiği, ancak davalı tarafın kusursuzluğunu ispatlayamadığı, dava konusu zararın doğumuna davalı tarafın kusurlu eyleminin sebep olduğu, davacının da olayda ortak kusurunun bulunduğu, davacının %25, davalının %75 oranda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.501,25 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 05.07.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy