MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 gün ve 2009/308-2010/114 sayılı kararı onayan Daire’nin 10.09.2012 gün ve 2011/6325-2012/12921 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 5, 29, 30 ve 32. sınıf ürünler içeren "...", "...", "..." ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin markaları ile iltibasa sebebiyet verebilecek, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve tescilli tasarımdan doğan haklarına tecavüz oluşturacak nitelikteki "...+Şekil" ibareli markanın 30 sınıf ürünler yönünden tescili için başvurduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, markanın tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve Markalar Sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ... ibaresinin yöresel bir ekmek çeşidinin ismi olduğu ve bir bütün olarak algılandığı, doğrudan ... sözcüğü ile ilişkilendirilmeyeceği, davalının son başvurusunun 2000/4546 sayılı markasının işletmesi ile özdeşleşmiş ... ve ... ibareleri ile markada bulunan şekli aynen içerdiği, önceki markasının serisi olarak algılanmasında tereddüt bulunmadığı, davacının önceki markalarına yanaşma ya da benzetme amacı taşımadığı, 30. sınıf ürünlerin ortalama alıcılarının başvuru konusu işareti gördüklerinde davacının marka ve tasarım bilgileri ile ilişkilendirmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 10/09/2012 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy