MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 gün ve 2009/171-2010/276 sayılı kararı onayan Daire’nin 14/09/2012 gün ve 2011/5865-2012/13363 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...,...ve ...ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının ...+şekil ibare ve biçimli marka tescil başvurusunun yayımlanması üzerine yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından 2009/M-1865 sayılı kararla reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu çünkü başvurunun tescilinin müvekkilinin ayırt edicilik kazanmış markaları ile iltibasa ve haksız rekabete sebebiyet verebileceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının markaları ile iltibas ve haksız rekabet yaratma biçiminde bir kötü niyet bulunmadığını, karşılaştırmanın bütünsel olarak yapılması gerektiğini savunarak, haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, başvuru konusu işaretin biçim, renk, düzenleme tarzı ve anlayış itibariyle davacı marka ve biçiminden belirgin biçimde farklı olduğunun ilk bakışta ve hemen göze çarptığı, davacı markalarıyla başvuru konusu işaretin bıraktığı genel izlenimin oldukça farklı bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.09.2012 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy