MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.04.2012 tarih ve 2011/586-2012/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı ...'ın iş temini vaadiyle kendisine ... 4. Noterliği'nde bir takım belgeler imzalatarak hileli şekilde Doğulu Tekstil Ürünleri İthalat ve İhracat Ltd. Şti.'ne hissedar yaptığını, belgeleri okumadan imzaladığını, vergi dairesinden şirketin vergi borçlarının ödenmesi için ödeme emri geldiğinde şirkete %80 oranında hissedar olduğunu öğrendiğini ileri sürerek hisse devrinin hukuken geçersiz olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalının vekalet ile hareket ettiğini, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, hisse satışının noter huzurunda gerçekleştiğini, hisse devir sözleşmesinin davacıya sesli olarak okunduğunu, sözleşmenin davacıya zorla veya telkinle imzalatılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin hile ile iradenin fesada uğratılması sonucu düzenlenen sözleşmenin iptaline ilişkin olduğu, iradenin sakatlanması suretiyle açılacak davaların 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, davacı tarafından ... 2. Noterliği'nden 17.03.2004 tarihli şirket müdürü olduğuna dair imza sirküleri çıkarıldığı tarihte hilenin öğrenilmiş olduğunun kabulü gerektiği, 1 yıllık dava açma süresinin geçtiği, davalı ...'ın işlemleri vekalet ile yaptığı ve işlemlerin tarafı olmadığı gerekçesiyle davalı ... ...'na yönelik açılan davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddine, davalı ...'a yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava noterde yapılan hisse devir sözleşmesinin iptali ve bu suretle şirkete ortak olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, davacı dava tarihi itibariyle dava dışı limited şirketin ortağı olması nedeniyle davada husumetin hisse devri yapan ortağın yanı sıra şirkete de yöneltilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacıya şirkete karşı dava açmak üzere mehil verilip açıldığı takdirde de bu dava ile birleştirilerek davanın görülmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.