MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2010 tarih ve 2007/235-2010/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili olan şirketin dünyaca ünlü bir sigara üreticisi olduğunu, "PARLIAMENT+şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi bulunduğunu, anılan markanın ... nezdinde 1993/76380, 1996/170790, 1975/85861, 1990/118318, 2003/31383 ve 2004/12764 sayılar ile tescilli olduğunu, ...'nin "VİGOR + şekil" ibareli, 2002/33393 sayılı, 34. sınıfta bulunan sigara ürünlerini içeren marka tescil başvuruda bulunulduğunu, müvekkilince iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayanılarak itirazda bulunduklarını, itirazlarının nihai olarak ... ...'nın 2007/5611 sayılı kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, birleşen davada da redde mesnet marka başvurusunu yapan davalı ...'ye karşı dava açmak için mahkemece süre verilmesi nedeniyle bu kişi yönünden de dava açtıklarını ileri sürerek, ... ... kararının iptaline, müracaatın reddine ve marka tescil işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru konusu işaretle davacıya ait markaların görsel, sescil ve anlamsal olarak sigara ürünlerinin ortalama tüketicilerini iltibasa düşürebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığını, tanınmışlık olgusunun da varılan sonucu değiştiremeyeceğini savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, görsel, biçimsel ve anlamsal olarak müvekkili tarafından yapılan başvuru konusu olan işaretin yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğunu, tanımlayıcı ve ayırt edici olmayan unsurlar gözetilerek bütünü itibari ile bıraktığı izlenimin ilgili sektör ve piyasa koşulları nazara alındığında sigara ürünlerinin tüketicilerini iltibasa düşürmesinin mümkün olmadığını, zira anılan ürünlerin alıcılarının yasa gereği 18 yaşından büyüklere hitap ettiğini, genel olarak tüketicilerin sigara tercihlerinde uzun süreli kullanım sonucunda edindikleri alışkanlıkların önemli faktör olduğunu, gerek davacı markaları, gerekse bu markaları taşıyan davacı ürün satış kompozisyonlarının müvekkili başvurusuyla iltibasa sebebiyet vermesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddinri istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının markalarının uzun süredir kullanıldıkları, geniş bir dağıtım ağına ve reklâm gücüne sahip oldukları, davalı marka tescil başvurusunun oldukça özgün bir şekil içerdiği, davacı markaları ile davalı başvurusunun 34. sınıftaki aynı tür ürünleri içerdikleri, ancak ürünlerin alıcısının yasa gereği 18 yaşından büyükler olduğu, sigara ürünlerinin tercihinde uzun süreli alışkanlıkların önemli olduğu, herhangi bir gıda maddesi gibi tercih edilmesinin mümkün bulunmadığı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makul ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı sigara ürünleriyle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki sigara ürünlerinin alımlarında aynı markayı taşıyan mallardan yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların, bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılamalarının mümkün olduğu, ortalama alıcıların bu iki markanın idari ve ekonomik olarak birbiriyle bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunmalarının söz konusu olamadığı, aralarında küçük ayrıntı seviyesini aşan farklılık bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.