MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2012 tarih ve 2009/769-2012/437 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.04.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davacı şirket temsilcisi ... Sayın ile davalılar vekili Av. ...i Ala dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki karma nitelikli 21.9.2006 tarihli danışmanlık hizmetleri sözleşmesi ve 21.02.2007 tarihli ek sözleşmede müvekkiline yüklenen edimlerin müvekkilince yerine getirilmesine rağmen sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, taraflar arasındaki sözleşme ve ek sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğinin tespitini, müvekkilinin sözleşme uyarınca hak etmiş olduğu alacağa karşılık şimdilik 50.000 EURO'nun faizi ve sözleşmede belirtilen aylık % 2 cezai şartla birlikte davalılardan tahsiline, sözleşmenin 10.3 maddesinde düzenlenen cezai şarta ilişkin olarak şimdilik 10.000 EURO'nun davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle uğranılan zararlara istinaden şimdilik 10.000 EURO'nun faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla davacının sözleşme uyarınca hak etmiş olduğu alacağa karşılık sözleşmenin 6.2 maddesinde “proje finansmanı yönetim temsilcilik hizmetleri” ücreti için 566.400 EURO, sözleşmenin 6.3 maddesinde “kiralama hizmet bedeli” ücreti için 92.400,76 EURO olmak üzere toplam 658,890,76 EURO’nun, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle uğranılan zarar için 570.469 EURO, sözleşmenin 6.4. maddesinde “işletme dönemleri raporlama hizmetleri” ücreti için 10.000 USD, sözleşmenin 6.3 maddesinde düzenlenen “işletme yönetim hizmet bedeli” ücreti için 10.000 EURO olmak üzere 1.239.359,76 EURO ve 10.000 USD alacağın faizi ve sözleşmenin 10.3 maddesi uyarınca aylık % 2 gecikme cezası ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, sözleşmenin imzalanmasından sonra ... İktisadi İşletmesi A.Ş. kurularak sonraki tüm işlemlerin belirtilen şirket tarafından yürütüldüğünü savunarak, davanın husumetten reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının edimlerini yerine getirmediğini, kredi alınmaması nedeniyle sözleşmede öngörülen şartın gerçekleşmediğini, davacı tellalın sadece tarafları bir araya getirmekle yetinemeyeceğini, işin akitle neticelenmesini temin etmesi, anlaşmazlıkları da gidermesi gerektiğini, davacı tellalın ücret isteme şartlarının oluşmadığını, akdin feshinde davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, alınan raporlar ve uzman görüşünde davalının feshinin haksız fesih olduğu belirtilmekte ve davacının neleri talep edebileceği konusunda raporlar arasında çelişkiler mevcut olmakla birlikte mahkemece sözleşmenin haksız feshedildiği yolundaki görüşlere itibar edilmediği, bu konudaki değerlendirme hukuki nitelikte bulunduğundan yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmediği, sözleşmenin 10.4 maddesinde “Müşteri, danışman tarafından verilen hizmetler neticesinde kredi sözleşmesinin temin edilememesi halinde cezai şart olmaksızın tek taraflı fesih hakkını kullanabilir” denildiği, verilen hizmetler neticesi kredi sözleşmesi temin edilemediğinden davalının sözleşmeyi feshinin haksız olarak nitelendirilemeyeceği, öngörülen sonucun gerçekleştirilemediği, bu konuda davalıya tanınan fesih hakkı için de davacının kusurlu olup olmamasına bir değer atfedilmediği, davacı kusursuz olsa dahi davalıya kredi sözleşmesinin temin edilememesi hali için fesih hakkı tanındığı, sözleşme hükmündeki fesih hakkı gerçekleşmiş bulunduğundan davalının sözleşmeyi feshinde haklı olduğu, kredi ödemesi gerçekleşmediğinden hizmet bedeli karşılığında istenen tutarın talep edilemeyeceği, kiralama hizmet bedeli için ödenecek ücret de tadil sözleşmesi ile finansman teminine bağlandığından finansman temini de gerçekleşmediği için kiralama hizmet bedeli alacağının da talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki “Danışmanlık ve hizmet sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin 6.2. maddesinde düzenlenen “proje finansmanı yönetim temsilcilik hizmetleri”nin karşılığının bankadan kredi alınması halinde ödenmesinin kararlaştırılmış bulunmasına, yine bu maddede kredinin fiilen kullanılmaması halinde ücrete hak kazanılacağı hususunda ayrı ve açık bir düzenlemenin mevcut olmamasına, sözleşmenin 6.1. maddesinde vazgeçme halinde ödemeyi kararlaştıran, yine Tadil Sözleşmesi'nin 2.3 maddesi ile kiralama hizmet bedelinin ödenmesini de finansman teminine bağlayan tarafların aynı düzenlemeye 6.2. maddesinde yer vermemesinin tarafların amacının bu yönde olduğunu göstermesine göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy