MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../05/2010 tarih ve 2009/242-2010/428 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ... ilindeki pamuk tarlasına dava dışı Başak Sigorta tarafından bitkisel ürün sigorta poliçesi tanzim edildiğini, 02.11.2006 tarihinde gerçekleştiği iddia olunan riziko nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek, tazminat mükellefiyetinin doğmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, HUMK 193. maddesi uyarınca yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren ... gün içinde davacı tarafın dilekçe vermesi gerektiği, davada ise davalının müracaatta bulunduğu gerekçesiyle, HUMK 193. madde gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bitkisel ürün sigortasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle HUMK 193. madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan HUMK’nun 193. maddesi hükümleri uyarınca yetkisizlik kararının taraf vekillerine tebliği ile temyiz süresinin sona ererek kesinleşmesinden itibaren ... günlük süre içinde yargılamanın devamı için davacının karşı tarafa yetkili mahkemede tebligat yaptırmasının zorunlu olduğu hükme bağlanmış ise de davalıya da bu yönde bir hak tanınmalıdır. Davacı, yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren ... gün içinde yetkili mahkemeye başvurmazsa, sonuç olarak davasını takipten vazgeçmiş olmaktadır. Oysa, davacı, davalının rızası olmadan davasını takipten vazgeçemez. Davacının ... gün içinde yetkili mahkemeye başvurmayarak takip etmekten vazgeçmek istediği bir davayı, devam ettirmek hakkı davalıya da tanınmazsa, o taktirde davanın açılmamış sayılması, dolayısıyla davanın takibinden vazgeçilmesi yalnız davacının isteğine bırakılmış olur ki, bu sonuç HUMK’nun 185/1. madde hükmüne aykırı düşer. (Bkz.Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1979, Cilt 1, 4.Baskı, Sh.232 vd.) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ....03.1969 tarih ve 1/633-183 sayılı kararı da bu yöndedir.
Öte yandan, aynı Kanun’un 409. maddesi hükmüne göre davayı yenilemek hakkı davalıya da tanınmış iken, 193. maddenin lafzi yorumu, yasanın maddeleri arasındaki bütünlük ile de bağdaşmaz. Davalıya davayı devam ettirme hakkı bu madde yönünden de tanınarak, davanın esastan reddi sonucuna kavuşma olanağının davalıya verilmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu durumda, davalı vekilinin süresinde verdiği dilekçe üzerine, davaya bakılmak gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.