MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 gün ve 2009/361-2010/492 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2012 gün ve 2012/5848 - 2012/14071 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka ile yaptığı 09.05.2002 tarihli protokolün 5.7 maddesinde teminat mektuplarından komisyon ve masraf alınmayacağının düzenlendiğini, müvekkilinin 16.03.2003 tarihinde toplam 6.539,038 TL bedelli iki adet teminat mektubu aldığını, ancak davalının 23.06.2008 tarihli yazısı ile daha önce alınan ve alınacak teminat mektuplarının 3.175 TL’nı aşan kısmından %07 komisyon alınacağının bildirildiğini, müvekkilinin bu uygulamayı kabul etmediğini bildirmesine rağmen 3.364,03 TL kısım için toplam 18.544,26 TL usulsüz kesinti yapıldığını ileri sürerek, 1.890,16 TL işleyen faizi ile birlikte toplam 20.434,42 TL’nın reeskont faizi ile birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, protokolün 5.7 maddesinde teminat taleplerinin bankanın kendi limitleri dahilinde karşılanacağının düzenlendiği, dolayısıyla kayıtsız şartsız komisyon almama ediminin yüklenmediğini, ancak banka sermaye rasyolarında risk ağırlığının artması nedeniyle komisyon alınacağının davacıya bildirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasındaki protokolün 5.7 maddesinde “teminat mektubu talebi, banka tarafından kendi limitleri dahilinde karşılanacak, banka masraf ve komisyon talep etmeyecektir” hükmünün düzenlendiği, bankanın komisyon tahsil etmesinde haklılık payı bulunmadığını, bankanın gayri nakdi riskinin arttığı hususunun komisyon alınması ile ilgisinin bulunmadığını, bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 20.431,38 TL alacağın tahsiline dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 05.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.