MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hopa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.09.2012 tarih ve 2011/3-2012/176 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.04.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mülkiyeti kendisine ait binanın davalı tarafından inşaat sigortası ile sigortalandığını, teminat kapsamı içinde gerçekleşen riziko sebebiyle tazminat ödenmediğini ileri sürerek, asıl davada 498.796,50 TL'nin, birleşen davada ise, 10.847,15 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, rizikonun sigorta teminatının bitiminden sonra meydana geldiğini savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, birleşen davada davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'ca bozulduğu, bozma ilamında da belirtildiği üzere, sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 01.01.2008 bitiş tarihinin ise 31.12.2008 tarihi olduğu, sigorta poliçelerinin geçerliliğinin şekle bağlı olmadığı, sözleşmenin taraf iradeleri ile kurulduğu, davacının sigorta poliçesinde yazan tarihlerin aksine bir tarihte sözleşmenin başladığını ve bittiğini yazılı delil ile ispatlayamadığı, rizikonun teminat süresi bittikten sonra meydana geldiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 29,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy