MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.03.2012 tarih ve 2009/407-2012/108 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.04.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av."... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan imtiyaz sözleşmesi ile davalı şirketin müvekkiline "... Pizza ticari ad ve unvanını kullanma hakkını verdiğini, müvekkilinin 14.02.2008 başlangıç tarihli ve 10 ay süreli kira sözleşmesi ile kiraladığı işyerinde çalışmaya başladığını, daha sonra mal sahibinin kiralananın tahliyesi için icra takibine giriştiğini ve taşınmazın cebri icra yoluyla tahliye edildiğini, bu durumun imtiyaz sözleşmesini de sonlandıracağını, böylece anılan sözleşme nedeniyle verilen teminat mektubunun da bedelsiz kaldığını, tahliye işleminden hemen sonra müvekkili şirketin kapanış işlemlerini ilgili tüm resmi kurumlarda tamamladığını, müvekkili tarafından imtiyaz sözleşmesine aykırı davranılmadığı halde hiçbir ihtarname keşide edilmeden davalıya verilen 40.000 TL bedelli teminat mektubunun davalı tarafından paraya çevrildiğini, böylece davalının sözleşmeye aykırı olarak nedensiz şekilde zenginleştiğini ileri sürerek, 40.000 TL teminat mektubu bedelinin, nakde çevrildiği 15.04.2009 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Torbalı Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacının sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduğunu, kötü niyetli ve muvazaalı işlemler içerisine girdiğini, bunun bir örneğinin de işbu dava olduğunu, zira davacının kira sözleşmesinden sonraki bir tarihte tahliye taahhüdünü verdiğini, kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının davalıya akde aykırı her türlü davranış halinde paraya çevrilmesi yetkisiyle teminat mektubu verdiği, dava konusu olayda davacının sözleşmenin niteliği ve tacir sıfatının gereği olan gayret ve özeni göstermediği, kiracısı bulunduğu yer için tahliye taahhüdü vererek tahliyesine sebep olduğu, bu vakıanın iktisadi krizle açıklanabilecek
olaylardan olmadığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davrandığı, davalının teminat mektubunu nakde çevirmesinin sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.