MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 4. Asliye Ticaret (... 4. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen ....08.2011 tarih ve 2011/62-2011/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile birlikte diğer davalı şirketin ortağı olduğunu, davalı ...'in şirketin kuruluşundan beri müvekkilini şirket işlerine karıştırmadığını, bunun yanında müvekkilinden aldığı vekaletnameyi kötüye kullanarak işlemler yaptığını ve şirketi sürekli zararda gösterdiğini, ayrıca borç para adı altında müvekkilinden yaklaşık 200.000 TL aldığını, müvekkilinin şirket ortaklığından kaynaklanan herhangi bir kazancının olmadığını, ... yıla yakın süredir şirket ortaklığından ayrılmak isteyen müvekkilinin davalı ... tarafından sürekli oyalandığını, şirketin büyük miktarda vergi borcunun bulunduğunu ileri sürerek, haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, şirket sermayesinin kısmen kaybının veya şirketin borca batık olmasının şirketin feshi için haklı neden oluşturabileceği, ancak bilirkişi incelemesi ile davalı şirketin öz sermayesinin pozitif bakiye verdiğinin ve henüz .../...'ünün kaybedilmediğinin tespit edildiği, ayrıca aynı raporda davalı şirketin olağan faaliyetlerini sergileyebilecek imkan bulduğu hallerde borçlarını ödeyebileceğinin belirtildiği, bu durumda haklı nedenle şirket feshi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, 6762 sayılı ...'nın 549/4. maddesine dayalı olarak davalı limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup böyle bir talebin, feshi istenilen şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından şirket tüzel kişiliği yanında şirketin diğer ortağına da husumet yöneltilmiştir. Bu durumda mahkemece, davanın niteliği itibariyle kendisine husumet düşmeyen davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esasa ilişkin nedenlerle davanın reddi doğru değil ise de verilen karar sonucu itibariyle doğru
bulunduğundan HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca davacı vekilinin davalı ... hakkındaki hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
...- Davalı şirket yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin, resmi kurumlara olan borçları da gözetildiğinde öz sermayesinin .../...'ünden fazlasını yitirdiği, şirket aktifinin borçları karşılamaktan uzak olduğu, başka bir deyişle borca batık olduğu açıklanmış olup davalı taraf davaya cevap vermediği gibi feshi istenilen şirketin ticari faaliyetinin devam ettiğine ilişkin bir bilgi ve belge de mevcut değildir. O halde mahkemece, davalı şirketin amacına ulaşmasının mümkün olmadığının ve bu durumun da limited şirketin feshi için haklı neden oluşturduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddiyle HUMK'nın 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün ONANMASINA, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle davalı şirket hakkında kurulan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, ....02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.