MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/07/2012 tarih ve 2011/262-2012/165 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/04/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş kazası geçirerek malul kaldığını, iş mahkemesinde işverenler aleyhine açılan davanın kesinleştiğini, yargılama sırasında iş mahkemesindeki davanın davalıları arasında yer alan işveren ... İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işveren mali sorumluluk sigortacısı davalıya ihbar edildiğini, manevi tazminat tutarının davacı tarafça tahsil edildiğini, ancak maddi tazminat alacağı için yapılan takipte borçlu ilk şirketin borca batık olması ve diğer iki şirketin ise iflasın ertelenmesi ve iflasına karar verilmesi sebebiyle takibin semeresiz kaldığını, bunun üzerine ödeme yapılması için davalıya ihtar gönderildiğini, sigortacının talebi üzerine borçlu olan diğer şirketlere durumun ihtarname keşide edilerek bildirildiğini, 22.03.2010 tarihinde davalının sigortalı şirket dışındaki diğer şirketlerin %50 oranında kusurları olduğu bildirilerek kusur oranında ödeme yapılacağının beyan olunduğunu, bilahare 16 ay sonra ibraname dahi düzenlenmeden davacının hesabına 52.500 TL'nin yatırıldığını, sigortacının ödememe keyfiyetinin iyi niyetten uzak olduğunu, ... İnş. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asıl işverenlerin taşeronu bulunduğunu ve müvekkilini kendi adına SGK'lı olarak çalıştırdığını, İş Kanunu 2.maddesi gereği asıl işverenler ile birlikte davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu ve poliçe bedelinden 3.kişilerin kusur oranının tenzil edilemeyeceğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, kural olarak mali sorumluluk sigortasının, sigorta ettiren tarafından ileride zarara uğrayacak kimseler lehine değil, bizzat kendi yararı gözetilerek ileride ödenmek zorunda kalınacak tazminattan dolayı mamelekinde meydana gelebilecek eksilmeyi güvence altına almak amacıyla yapıldığı, TTK'da düzenlenmemiş olan işveren sorumluluk sigortası ile de meydana gelecek iş kazaları sonucunda işverenin hukuki sorumluluğu dolayısıyla ödemek zorunda kalacağı tazminat miktarının poliçe de yazılı limitlerle temini amaçladığı, sigortalıların iş kazasından kaynaklanan zararlarının işveren sorumluluk sigortasının hem işçinin, hem de işverenin
zararının karşılama gibi ikili fonksiyonu bulunduğu, SGK'nın işveren sorumluluk sigortacısına başvurduğu bir dava da HGK'nın "zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle sigortalı veya hak sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin tazmin sorumlularının (işverenin) kusuruna isabet miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerektiğinin açıklandığı (HGK'nın 28.05.2008 T, 2008-10 -402 K. sayılı kararı), sigortalının kusuru nispetinde sigortalısına başvurabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, işveren sorumluluk sigortası poliçesinin, işyerinde meydana gelebilecek iş kazaları sonucunda işverene terettüp edecek hukuki sorumluluk nedeniyle işverene bir hizmet akdi ile bağlı ve SGK'na tabi işçiler veya bunların hak sahipleri tarafından işvrenden talep edilebilecek ve SGK'nın sağladığı yardımların üstündeki ve dışındaki tazminat talepleri ile yine aynı kurum tarafından işverene karşı iş kazalarından dolayı ikame edilecek rücu davaları sonucunda ödenecek tazminat miktarlarını poliçede yazılı meblağlara kadar ödemeyi temin etmesine, her ne kadar İş Kanunu hükümleri uyarınca asıl işveren ile alt işverenlerin çalışan işçiye karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluğu söz konusu ise de bu düzenlemenin, özel hukuk hükümlerine tabi işveren mali sorumluluk sigorta sözleşmesinde geçerli bulunmamasına, akdin nispiliği gereği davalı ... şirketinin, zarar gören işçi dolayısıyla akidi işverene terettüp eden sorumluluğu sigorta örtüsüne almış olmasına, akidi olmayan alt işveren veya asıl işverenin zarar gören işçi nedeniyle üstlendiği sorumluluğa ilişkin olarak kendisinden tazminat talep edilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy