MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.03.2011 gün ve 2009/715-2011/91 sayılı kararı bozan Daire’nin 25.09.2012 gün ve 2011/8032-2012/14266 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın faaliyetleri kapsamında şehir dışına gidecek un emtiasının taşınması için davalı şirketten araç talep edildiğini, davalı şirketin logosu, bilgileri ve kamyon tanıtım fişi ile birlikte ... plakalı aracın gönderildiğini, araca yüklenen unun varma yerine götürülmeyerek çalındığını, davalının TTK m. 809 kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu belirterek 12.928,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıyıcı ve nakliye komisyoncusu sıfatının bulunmadığını, nakliye ilişkisinin davacı ile taşıyıcı arasında kurulduğunu, müvekkili şirketin taşıma dolayısıyla davacıdan herhangi bir ücret almadığını, davacının ricası üzerine taşıma sözleşmesinin kurulmasına yardım ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece irsaliyeli faturada davalı şirketin başlığı kullanılmış ise de, faturanın altındaki imzanın araç sürücüsüne ait olup, belgenin davalı ile irtibatlandırılamadığı, taraflar arasındaki asıl-alt taşıyıcılık ilişkisine ilişkin yazılı delil sunulamadığı, davacı tarafın yemin teklifinde bulunmayacağını beyan ettiği, davacının alacak iddiasını ve bunun dayanağı olan nakliye işi ve bu işe aracılık yapma konusundaki ilişkiyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.09.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy